MİLYONLARCA MÜKELLEFE DERİN BİR NEFES
Haziran ayının ilk yarısında peş peşe atılan iki dev hukuki adım, iş dünyasının, sanayicinin ve cefakar esnafın yıllardır omuzlarında taşıdığı en büyük mali yüklerden birini ortadan kaldırdı. Meclis’ten geçen 7582 sayılı Kanun ile Cumhurbaşkanı’na verilen yasal yetki, gecikmeksizin yayımlanan 11414 sayılı Karar ile hayata geçirildi ve kamu borçlarının tecilinde tarihi bir reform gerçekleştirildi. Birbirini tamamlayan ve güçlü bir sinerji yaratan bu iki düzenleme sayesinde vergi ve prim borçlarında teminatsız taksitlendirme sınırı tam 40 kat artırılarak 250 bin liradan 10 milyon liraya çıkarıldı. Üstelik borçların ödenebileceği azami vade de 36 aydan 72 aya, yani tam 6 yıla uzatıldı. Bu iki düzenlemeyi birbirinden ayrı değerlendirmek kesinlikle hatalı bir analiz olur. Meclis kanunla ana çerçeveyi çizmiş, Cumhurbaşkanı Kararı ise o çerçevenin içini güçlü bir şekilde doldurmuştur. Yıllardır vergi dairesinin kapısını çalan ama eli boş dönen küçük esnafın, nakit sıkışıklığı yaşayan KOBİ’lerin önündeki en büyük engel, mali piyasalarda "teminat kabusu" olarak adlandırılan bürokratik duvardı. Devletimiz borcunu ödemekte zorlanan iyi niyetli mükellefe taksit imkanı sunsa da, belirli bir tutarın üzerindeki borçlar için banka teminat mektubu ya da gayrimenkul ipoteği şart koşuyordu. Zaten ekonomik olarak zor durumda olan, bankalardaki kredi limitleri dolmuş, mal varlığı üzerinde halihazırda haciz ya da ipotek bulunan bir işletmenin bu ağır teminatları bulması imkansıza yakındı. İşte bu pratik imkansızlık, milyonlarca üreticiyi ve ticaret erbabını yapılandırma sisteminin dışına itiyordu. Şimdi ise 10 milyon liraya kadar olan borçlar için hiçbir teminat aranmayacak olması, piyasaya kelimenin tam anlamıyla can suyu olacak ve........
