menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki dalga arasında yeni bir dünya: Hegemonya rejimi ve teknoloji paradigmasında değişim

12 11
previous day

2026 yılının 2025 yılına göre çok daha yumuşak geçeceğini öngörmekteydim ki, daha yılın başında ABD Başkanı Venezuela Operasyonu ile – ABD’nin kendi kurduğu uluslararası hukuk sistemi ve organizasyonları hiçe sayarak - Başkan Maduro’yu “uyuşturucu kaçakçılığı” bahanesi ile yakalayıp ABD’ye getirdi. Akabinde “Venezuela’nın doğal kaynaklarını – petrol, doğal gaz ve altın - bir süre biz yöneteceğiz”, dedi. Son olarak da Danimarka’dan Grönland’ı istedi. Kulislerde ise yeni bir İran Operasyonu olacağına dair söylentiler dolaşmakta… Üçüncü Dünya Savaşı mı başlayacak, yoksa çoktan sonlandı da yeni bir küresel rejim mi kuruluyor?

GİRİŞ: AYNI ANDA İKİ FIRTINA

Dünya haritasına bugün bakınca, rüzgâr tek bir yönden esmiyor. Bir yanda savaşların sıcaklığı, vekâlet cephelerinin bitmeyen uğultusu; öte yanda yaptırım ağları, tedarik zinciri kırılmaları, enerji koridorlarının yeniden çizilen rotaları… Sanki harita, aynı anda hem askerî bir gerilimle hem ekonomik bir yeniden örgütlenmeyle kabarıyor. Ve bütün bunların üstünde, görünmez bir üçüncü katman: Çipler, veri merkezleri, algoritmalar ve yapay zekânın başını çektiği yeni bir teknoloji paradigması…

Bu yüzden 2020’ler bir “kriz dönemi” olmaktan ziyade bir eşik dönemi: Eski küresel hegemonya düzeni çözülürken, yenisinin temelleri atılıyor. Büyük güçler yalnız rakipleriyle değil, aynı zamanda zamanla yarışıyor. Çünkü tarih bazen tek bir fırtına çıkarır; bazen de iki fırtınayı aynı ufka bindirir.

İşte bu yüzden hem küresel hegemonya değişimini hem de teknolojik paradigma değişimini birlikte ele alan üç yazılık bir diziye başlamaya karar verdim. Bunun için de size iki önemli modelden bahsetmem gerekiyor: George Modelski’nin Hegemonya Döngüleri ve Kondratieff Dalgaları…

1. MODELSKİ’NİN HEGEMONYA DÖNGÜLERİ

George Modelski, modern dünya siyasetini, tek seferlik bir “hegemon yükselişi” hikâyesi olarak değil, yaklaşık bir yüzyılı aşan ritimlerle tekrarlanan bir küresel liderlik döngüsü olarak okur. Burada hegemonya, “emir verip itaat ettirmeden” çok, dünya sisteminin işleyişine düzen üretebilme kapasitesidir: Koalisyon kurma, güvenlik sağlama, kuralları ve kurumları işletme, deniz aşırı erişimi sürdürme… Yani yalnız güç değil, örgütleme yeteneği de önem arz etmektedir.

Modelski’ye göre küresel düzen, uzun dönemli bir “öğrenme/örgütlenme” süreciyle ilerler: dünya siyasetinde liderlik eden güç, sadece güçlü olduğu için değil, dünyaya düzen üretme kapasitesini belli bir dönem taşıyabildiği için “lider” olur. Bu süreç tekrar eden “uzun döngüler” halinde işler.

Literatürde Modelski’nin uzun döngüsü çoğunlukla şu dört faz ile özetlenir:

Gündem Kurma (Agenda-setting): Yeni sorun alanları, yeni teknoloji/örgütlenme biçimleri ve yeni jeopolitik öncelikler belirginleşir.

Koalisyon Kurma (Coalition-building): Aday lider, uluslararası meşruiyet ve ittifaklar biriktirir; rakip(ler) belirginleşir.

Makro-Karar (Macro-decision): Genellikle büyük sistem savaşları/çatışmalar üzerinden liderlik seçimi yapılır (kimin düzen kuracağı “karara bağlanır”).

İcra (Execution): Yeni lider, kuralları/kurumları yerleştirir; düzenin “normal zamanı” yaşanır—sonra yıpranma ve yeni gündem birikimi başlar.

Modelski’nin “uzun döngü” çerçevesinde savaş/çatışma, çoğu zaman sistemin liderliği “seçtiği” yüksek gerilim eşiği gibi okunur. Modelski, modern dönemde (kabaca 1500’lerden itibaren) dünya liderliği dizisini çoğunlukla şöyle verir:

Portekiz → Hollanda → Britanya (iki döngü) → ABD.

Bu şema, liderliğin özellikle deniz aşırı erişim/deniz gücüyle bağını vurgulayan çalışmalarda tekrar edilir.

Modelski’nin şablonu ilk bakışta fazla deterministik kabul edilebilir. Ancak tarih onun anlattığı gibi belirli bir periyotta (100 – 120 yıl) dalgalanmayabilir. Dalganın periyodu değişebilir, bu dört fazın her biri uzar veya kısalır, hatta bu fazlar........

© Gazete Damga