KULÜBÜN YILLARDIR UNUTTUĞU KELİME
Motoru çalışır ama dümeni yıllarca başka eller çevirmiştir. İskele aynı iskele, martılar aynı martı, Dolmabahçe'nin taşları aynı taşlardır da; vapurun rotası kaybolmuştur. Taraftar her sonbahar umut yüklemiş, her ilkbahar hayal boşaltmıştır.
Belki de bu yüzden bugün esen rüzgâr, yalnızca bir transfer rüzgârı değildir.
Önder Özen'in yeniden Beşiktaş'a gelişi, aslında kulübün yıllardır unuttuğu bir kelimeyi hatırlatıyor: plan.
Çünkü modern futbolda başarı önce masada kurulur, sonra sahaya taşınır. Sportif direktör ile teknik adam aynı cümleyi konuşmuyorsa, dünyanın en pahalı kadrosu bile bir yapbozdan öteye gidemez. Beşiktaş uzun zamandır tam da bunu yaşıyordu. Her gelen teknik adam kendi takımını kuruyor, bir sonraki gelen enkaz devralıyordu.
Şimdi ise Vincenzo Italiano'nun gelişiyle ilk kez başka bir şey hissediliyor.
İtalyan futbolunun disipliniyle cesaretini aynı cümlede kullanan bir teknik adam...
Topa sahip olmayı seven ama topa sahip olmak için değil, rakibi yorup öldürücü darbeyi vurmak için isteyen bir anlayış...
Önde baskıyı, dar alan oyununu ve sürekli hareketi seven bir futbol...
Belki de yıllardır İnönü tribünlerinin özlediği tempo tam da budur.
Transferlere tek tek bakınca da aynı hikâyenin satır........
