Beşiktaş’ta Üç Puan Var, Fakat Asıl Mesele Oyunun Kendisi
Tabela, siyah-beyazlı takımın hanesine üç puanı yazdı. Cerny’nin 25. dakikada attığı gol, Dolmabahçe’nin gecesine galibiyet müziğini bıraktı. Fakat futbol yalnızca tabeladan ibaret değildir. Hele Beşiktaş gibi tarihinin önemli bölümünü “nasıl kazandığı” üzerinden anlatmış bir takım için hiç değildir.
Bu maçın asıl sorusu, Beşiktaş kazandı mı? değil.
Asıl soru şudur:
Beşiktaş nasıl oynadı ve bu oyun sezon boyunca nereye kadar taşınabilir?
Çünkü Eyüpspor karşısında alınan 1-0’lık sonuç, yeni Beşiktaş’ın henüz tamamlanmamış bir takım olduğunu gösterdi.
Ve belki de en önemlisi, bu takımın bir oyun fikrine sahip olduğunu fakat o fikri henüz 90 dakikaya yayamadığını gösterdi.
Oyunun en güzel tarafı: Kontrol duygusu
Beşiktaş'ın maçtaki en önemli artılarından biri, oyunun belirli bölümlerinde kontrolü rakibine bırakmamasıydı.
Özellikle top rakipteyken takımın mesafelerini korumaya çalışması, savunma ile orta saha arasındaki kopukluğun geçmiş dönemlere göre daha az olması dikkat çekiciydi.
Bu, Italiano'nun futbolunda önemli.
Çünkü İtalyan teknik adamın oyununda sadece topa sahip olmak değil, top kaybedildiği anda takımın yeniden şekillenmesi de büyük önem taşıyor.
Beşiktaş zaman zaman bunu yaptı.
Top kaybedildiğinde oyuncuların birbirinden kopmak yerine yeniden pozisyon almaya çalışması, takımın savunma organizasyonunun tesadüfi olmadığını gösterdi.
Bu, henüz mükemmel bir yapı değil.
Ama bir yapı arayışı olduğu açık.
Cerny yalnızca gol atmadı, oyunun kapısını açtı
Vaclav Cerny'nin golü elbette gecenin skor açısından en önemli anıydı.
Ancak Cerny'nin değeri yalnızca tabelaya yazılan golde değil.
Çünkü Beşiktaş'ın hücumda ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, savunma hattının karşısında duran rakibe karşı denge bozabilecek oyuncular.
Cerny bu özelliklerden bazılarını taşıyor.
Topu ayağına aldığında oyunun yönünü değiştirebiliyor, bire birde rakibini zorlayabiliyor ve hücumun statikleştiği anlarda hareket getirebiliyor.
dakikada kullandığı frikiğin direkten dönmesi de gecenin bir başka önemli anıydı.Fakat burada bir parantez açmak gerekiyor:
Beşiktaş'ın Cerny'ye bu kadar bağımlı bir hücum düzenine dönüşmemesi gerekiyor.
Bir takımın hücum planı tek bir oyuncunun yaratıcılığına yaslanıyorsa, o oyuncu durduğunda takımın da nefesi kesilir.
Beşiktaş'ın bundan sonraki aşaması, Cerny'nin ürettiği alanları başka oyuncuların da kullanabilmesi olmalı.
Olaitan'ın enerjisi, Beşiktaş'ın karakter arayışına iyi geliyor
Maçın olumlu taraflarından biri de Olaitan'ın oyuna kattığı enerji oldu.
Bu yalnızca koşmakla açıklanabilecek bir durum değil.
Olaitan, topun olduğu bölgeye gitmeye çalışan, rakibe baskı yapabilen, ikinci topları........
