SERGEN YALÇIN: BEŞİKTAŞ’A YETMEDİ, MİLLİ TAKIMA YETECEK Mİ?
Sergen Yalçın denilince akla ilk ne geliyor? Futbolculuk döneminden o büyüleyici sol ayak, attığı unutulmaz goller, saf yetenek… Arkasından kurulan o klasik cümle: “Daha büyük yerlerde oynayabilirdi, biraz kendine baksaydı…” Bunu sadece başkaları da söylemiyor; Sergen’in kendisi de 2010’da verdiği röportajda dünyanın en iyi takımlarında oynayabilecekken birtakım zevkleri uğruna potansiyelini harcadığını kabul etmişti. Sonradan magazinin abartmasından şikâyet ettiği durumlar da oldu, hakkını yemeyelim.
Fakat dürüst olalım: Adam futbolu bırakalı 15 yılı geçmiş, senelerdir kulübede teknik direktörlük yapıyor. Geçmişteki antrenman tembelliğini getirip doğrudan bugünkü mesleki disiplinine delil sayacak değiliz; kimse aynı noktada saymıyor. Ama sorun şu ki, Sergen de aradan geçen yıllarda bize o havai, sorumsuz, “saldım çayıra” intibasını unutturacak bir şey sunmadı! Futbolculuk dönemi bitti ama o bildiğimiz kayıtsızlık hâli bitemedi.
Aklımıza “Sergen” gelince hâlâ disiplin, çalışkanlık veya futbol üzerine kafa yoran bir teknik adam değil; o ezelden beri süregelen umursamaz aura geliyor. Yani ben geçmişe takılıp kalmıyorum, adam geçmişteki o algıyı silecek yeni profesyonellik resmi çizmiyor!
2021’DEN SONRA DA FUTBOL OYNANDI
Teknik direktörlüğünde hakkını teslim edeceğimiz bir başarı elbette var. Beşiktaş’la 2021’de hem ligi hem Türkiye Kupası’nı kazandı. İki kupayı müzeden çıkaracak hâlimiz yok. Fakat sonraki sezonları da arşivden çıkarmayalım.
Ertesi sezon onun yönetimindeki Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde altı maçın tamamını kaybetti. Üç gol attı, kalesinde 19 gol gördü. Ligde görev yaptığı 15 maçta ise sadece altı galibiyet alabildi. Bu tablo hatırlatılınca hemen kadro yetersizliği, sakatlıklar, yönetim, ekonomik şartlar masaya sürülüyor. Hepsine tamam; ama şampiyonluk övülürken nedense bu mazeret........
