menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BAŞKAN VE HOCA İÇİN YOLUN SONU...

51 0
14.03.2026

Çünkü "balık baştan kokar” denilir ya, işte aynen öyle oldu..

 

FENERBAHÇE  GEREK HOCASININ, GEREKSE DE YÖNETİMİNİN FAHİŞ HATALARI VE YANLIŞ OYUNCU TRANSFERLERİ NEDENİYLE BAŞTAN(!) KOKTU!

 

Yazdık olmadı, uyardık olmadı..

 

Dahası da perşembenin gelişi  çarşambadan belli olduğu için, takım maç kazanırken de UYARDIK, YİNE OLMADI...

 

İsteyen açsın gazetenin ARŞİVİNE baksın...

 

Sonra ne oldu?

 

İSTER 'BALON PATLADI', İSTER 'TEKERLEK KIRILDI' deyin fark etmez, sonuç ortada..

 

Şimdi neden böyle oldu diye soranlar için bir kez daha tane tane anlatalım ki, anlamayanlar da anlasın...

 

1' Tedesco, Trabzonspor maçından sonra düpedüz maceraya soyundu...

 

2' İşleyen çarkı bozdu, her hafta farklı formasyonlarla, farklı on birlerle sahaya çıktı...

 

3' Sahadaki manzara zirve mücadelesi veren bir takımın görüntüsü değil; kendi gölgesinden korkan bir takımın  silueti haline geldi...

 

4' Daha acısı da şu ki; Fenerbahçeli futbolcular sanki şampiyonluk yarışına çoktan veda etmiş, lig bitse de bir an önce tatile gitsek görüntüsü içindeydi..

 

4' İşte tribündeki taraftarın en çok canını yakan da buydu, çünkü başarabilmek için, kişinin önce kendisine inanması gerekirdi...

 

5' Sahada ne şanlı Fenerbahçe formasının varlığı, ne de ağırlığı yoktu...

 

6' Yetmedi hırs yoktu, istek yoktu, mücadele yoktu, hatta takım ruhu hiç yoktu...

 

7' Sırtında Fenerbahçe formasıyla maça çıkan futbolcular kazanmak için değil de; sanki zorunluluktan sahaya sürülmüş gölgeler gibiydi...

 

8' Oysa büyük takımların en büyük özelliği, rakibin kim olduğuna bakmaksızın, rakibe baskı kurması olmalıydı...

 

9' Fenerbahçe'nin ise; bırakın baskı kurmayı, KÜME DÜŞMÜŞ RAKİPTEN büyük oranda baskı yemesi, YAŞANAN REZALETİN BAŞKA BİR BOYUTUYDU..

 

10' Kaldı ki; büyük takımlar kötü oynarken bile, rakibine dişini göstermek zorundadır.. 

 

11' Dün akşamki takım ise, sanki sahaya “kusura bakmayın, biz yokuz” modunda sahaya çıkmıştı...

 

12' Takım halinde öyle bir halsizlik, öyle bir ruhsuzluk vardı ki; anlatılmaz ancak yaşanırdı...

 

13' Hatta biraz daha ileri gidersek; futbolcuların sahada tükenmişlik sendromu yaşadıklarını söylemek bile mümkündü...

 

14' İşte tüm bu olumsuzluklar bir araya gelince, bu maçın TEKNİK ANALİZİNİ YAPMAK GEREKSİZDİ...

 

Şimdi soralım; Fenerbahçe’yi dün akşam ilk kez seyreden bir yabancıya, “bu takım şampiyonluğa oynuyor” deseniz, önce şaşkınlıkla bakar, sonra size kahkaha atarak gülmez mi?

 

Hele bir de bu maça kadar yenilgisiz geldiğini söyleseniz; inanmak için şahit yetmez, yazılı belge istemez mi?

 

O halde lig sonuncusu Karagümrük karşısında, hiçbir varlık gösteremeyen ve maçı 2-0 kaybeden bir takımdan söz ederken gelinen nokta, olsa olsa ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YER olur...

 

Öte yandan biz göreve geldiği günden beri hocayı ısrarla eleştirip, "Fenerbahçe'nin ağırlığını asla kaldıramaz" dediğimizde... 

 

Tedesco'ya asla hak etmediği payeyi verenler, ACABA ŞİMDİ UTANIYORLAR MI diye sormak, sanırım bizim hakkımızdır..

 

Nitekim onun için 2 hafta önce 'ŞAŞKIN ÖRDEK' benzetmesi yaptığımızda, ne derece haklı olduğumuz, dün akşam bir kez daha ortaya çıkmıştır.. 

 

Çünkü ilk yarıda sahaya çıkardığı kadroyla, TAKIMIN KİMYASINI BOZDUĞU İÇİN...

 

Şaşkın ördek misali, ikinci yarıya Asensio, Nene, Musaba ve Brown olmak üzere, tam 4 oyuncuyu sahaya sürmesi bile onu kurtaramazdı, nitekim öyle oldu..

 

Kaldı ki, futbolda şans unsuru bile sizi bir yere kadar taşıyabilirdi, dün akşamda taşıyamadı...

 

Zor bela toplanan puanların ardından, somut gerçekler ortaya çıktı...

 

Sonuç: Fenerbahçe ilk yenilgisini lig sonuncusu Karagümrük’ten aldı...

 

Şampiyonluk ise; HOCA VE YÖNETİM SAYESİNDE, YİNE BİR BAŞKA BAHARA KALDI...


© Fotospor