Filyos: Türkiye’nin sessiz başarı hikayesi
Geçenlerde Filyos’taydım.
Karadeniz kıyısında yükselen tesisleri, limanı ve özellikle Osman Gazi yüzer üretim platformunu yerinde görünce düşündüm: Bütün eksiklerine ve cevap bekleyen sorulara rağmen Filyos, Türkiye’nin son yıllardaki önemli başarı hikâyelerinden biri.
Çünkü mesele yalnızca gaz bulmak değil. O gazı Karadeniz’in 2 bin metreyi aşan derinliklerinden çıkarmak, işlemek, yüzlerce kilometrelik denizaltı sistemiyle karaya ulaştırmak ve bunu giderek kendi teknik kapasitenizi geliştirerek yapmak.
Zohr’dan Filyos’a
Filyos bana ister istemez Mısır’ın Zohr sahasını hatırlatıyor.
Eni, Zohr’u 2015’te keşfetti; saha 2017 sonunda üretime geçti. Yani keşiften üretime olağanüstü kısa sürede geçildi. BP ve Rus Rosneft de daha sonra projeye ortak oldular.
Türkiye ise Sakarya Gaz Sahası’ndaki büyük keşfi 2020’de açıkladı ve ilk gazı 2023’te sisteme verdi.
İki model birbirinden farklı. Zohr uluslararası enerji devlerinin sermaye, teknoloji ve risk paylaşımıyla geliştirildi. Türkiye ise Sakarya projesini TPAO öncülüğünde kendi bilançosu ve kamu kaynaklarıyla yürüttü.
Elbette “tamamen yerli” demek doğru olmaz.
Schlumberger — bugünkü adıyla SLB — başta olmak üzere uluslararası petrol servis, mühendislik, denizaltı ekipmanı ve teknoloji şirketlerinden önemli ölçüde hizmet ve ekipman satın alındı. Subsea 7 ve Saipem gibi uluslararası şirketler de Sakarya geliştirmesinin çeşitli aşamalarında yer aldı.
Bunlar ucuz hizmetler değil. Derin deniz petrol ve gaz endüstrisinin faturası ağırdır.
Ama faturanın karşılığında yalnızca gaz satın alınmadı;........
