Nasrettin Hoca’nın Eşeği Üniversiteye Gidiyor!
Modern çağda zekâ ve bilginin etkisi, parlaklığı çok olsa da hayatın derinliğindeki sarsılmaz hakikat farklıdır. Karakter, her zaman zekadan ve bilgiden daha yüce bir mertebede yer alır. Zekâ ve bilgi kısa vadede başarı sağlarken, karakterin getirdiği doğruluk, güvenilirlik ve tutarlılık uzun vadede işe yarar.
Mesele aslında irfan sahibi olabilmekte, bilgiyi sindirmek ve hayata aktarabilmekte gizlidir.
Bilgi biriktirme yeteneği sadece bilgiyi depolamaktır, karakter ise bir değerdir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) buyurduğu gibi, mizanımızda güzel ahlaktan daha ağır bir şey yoktur. Karakterde, bilgiyi sadece zihinde tutmak değil, onu yaşama odaklayan bir içselleştirme vardır.
Yani “doğru olalım, okuyalım, şöyle davranalımın” ötesine geçip bunları halimizle ortaya koyma işidir karakter.
Kriz anında, sadece bir yığın bilgi değil, sahip olunan ahlaki sağlamlık ve güvenilir duruş problemleri çözer. Bu ahlaki sağlamlık, karakter ve irfan sahibi olmak aynı zamanda zekanın hızına karşı bir denge unsuru olan tutarlılık sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bir işte, davranışta, bizden beklenen bir durumda kendimize ve taahhütlerimize karşı ne kadar dürüst olduğumuz kesinlikle önemlidir.
Kendimizle, vicdanımızla hesaplaşabiliyor muyuz?
Doğrular, kişiye göre değişiyorsa meseleyi daha ince görmek lazım. Buradan hareketle irfanın, karakterin kaybolmak üzere olduğu gençlerimizin bilgi almak, diploma almak için vakit geçirdiği mekanlara bir göz atalım.
Ne yazık ki, günümüz dünyasında, ilim yuvası olması gereken üniversite ortamlarında, sadece paranın egemenliğindeki küçük beyinlerin şov alanı oluşturuluyor. Popüler kafede oturmak, pahalı........
