Eğitimin Farklı Şekli, Ramazan Estetiği ve Bizi Biz…
İnsan, sadece zihniyle değil, beş duyusuyla öğrenen ve çevresinden beslenen bir varlıktır. Özellikle çocuk dimağı, gördüğü vitrine, soluduğu havaya ve içinde nefes aldığı iklime göre bir kimlik inşası gerçekleştirir.
Bugün modern şehir hayatının merkezi olan alışveriş alanlarında yılbaşı veya diğer ithal günlerin egemenliği, coşkusu, görselliği, sokaktaki varlığı hâkimken, kendi medeniyetimizin kandili olan Ramazan-ı Şerif’in sessizliğe bürünmesi, toplumsal hafızamızda büyük bir aidiyet kaybı riski taşımaktadır.
Oysa “şekil”, özün muhafazası için bir kaledir ve biz değerlerimizi sokağa, çarşıya, meydana estetik bir dille nakşetmediğimiz sürece, yeni neslin kendi ruh köklerine yabancılaşması kaçınılmaz bir gerçektir.
Ramazan’ın bereketi sadece evlerin duvarları arasında hapsolmamalı, ticaretin ve sosyal hayatın aktığı her noktada somut........
