Bölgesel dizaynda yeni gelişmeler ve Kürtlerin entegrasyon süreci
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın gidişatı ile ilgili belirsizlikler devam ederken Gazze’den Irak, Suriye ve Babülmendep’e kadar ABD ekseninde yeniden dizayn politikası bağlamında yeni gelişmeler yaşanıyor. Kuşkusuz bölgenin geniş alanlarında gündeme getirilen bütün bu hamleler, ABD emperyalizminin İran’a boyun eğdirme ve bölgede kendi hegemonyasını tesis etme politikasına bağlanıyor. ABD, Suriye ve Irak’ta Kürtleri bu politikaya uygun bir konumlanmaya zorluyor ve dahası Türkiye’deki süreç de Erdoğan rejiminin bölgede soyunduğu roller üzerinden bu gelişmelerle iç içe geçmiş bulunuyor.
ABD Başkanı Trump; Gazze için açıkladığı “barış planı”nın ikinci aşaması olarak Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Trump, açıklamasında bu planın garantörlüğünü yapan Türkiye, Mısır ve Katar’a da teşekkür etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 29 Temmuz’da Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı Halil el Hayya ile Ankara’da yaptığı görüşme, her fırsatta Trump’ın övgülerine mazhar olan Erdoğan ve Saray rejiminin bu süreçte önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
İran’ın bölgesel gücünü sınırlama ve ABD ekseninde dizayn politikası bakımından önemli bir diğer gelişme de geçen hafta ABD ile S. Arabistan’ın, Irak’ta İran yanlısı milis güç güçlere karşı ortak operasyon yapması oldu. S. Arabistan’ın dikkat çeken bir diğer hamlesi de Yemen’de İran’la iş birliği halindeki Husilerin kontrolünde bulunan Başkent Sana’yı bombalamasıydı. Bu saldırı Hürmüz Boğazı’nın ardından bölgedeki bir diğer önemli enerji geçiş noktası olan Babülmendep’te de gerilimi tırmandırdı ve saldırının ardından Husiler, boğazı S. Arabistan gemilerine kapattıklarını açıkladı.
Babülmendep’te gerilimin tırmanmasının ardından S. Arabistan’ın; “Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi’ndeki artan tehditlere karşı” Türkiye’nin aralarında olduğu 14 ülkenin katılımıyla “çok uluslu deniz savunma koalisyonu” kurulduğunu açıklaması, Yemen’de Husileri hedef alan saldırıların hesapsız olmadığını ortaya koydu.
Trump’ın Hürmüz Boğazı başta NATO’nun Ortadoğu’daki etkinliğinin artırılmasını istemesi ve Ankara’da yapılan son zirvede bu yönde kararların alınmasının ardından NATO’nun........
