menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kısır döngü

76 0
26.04.2026

Geçen hafta İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın açıklamaları ve ona gelen tepkiler, ekonomi gündemini şekillendirdi. Aran, enflasyonla mücadele programı yanında sanayide dönüşümü de içeren bir başka programa geçilmesini gerektiği görüşünü dile getirirken, esasında Şimşek programının çıkış stratejisinin ne olduğunu sorgulamıştı.

Kısaca hatırlatmak gerekirse, Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetiminin başına getirilmesinin temel amacı, Türkiye’nin bir ödemeler dengesi krizi yaşama riskini bertaraf etmekti. Bu hedefe büyük ölçüde ulaşıldı. Yabancı sermaye yeniden Türkiye’ye yöneldi. Bunun nedeni ne hukuk devletinde ani bir iyileşme ne de siyasal rejimde demokratikleşme işaretleri. Esas neden, Türkiye’nin yabancı sermayeye yüksek reel getiri sunan ülkelerinden biri haline gelmesi. Ülke Şimşek programıyla beraber yeniden uluslararası sermaye açısından cazip bir faiz ve kur arbitrajı alanına dönüştü.

Bu nedenle Şimşek programının ilk başarısı, üretim yapısını dönüştürmek değil, finansal kırılganlığı yönetmek oldu. Başka bir deyişle, kriz şimdilik ertelendi.

Aran’ın görüşlerinin bu kadar ilgi görmesinin bir başka nedeni de Merkez Bankası’nın Çarşamba günü açıkladığı faiz kararı öncesinde Yeni Şafak gazetesinden gelen “Şimşek’in enflasyonla mücadele programı çöktü” manşeti oldu.

Aran’ın açıklamaları Yeni Şafak manşetiyle birleştiğinde ekonomi yönetiminden tepkiyle karşılanmış olsa gerek, Aran sonradan yaptığı açıklamalarla sözlerini yumuşatmaya çalıştı. Hatta çıktığı televizyon programında ekonomi yönetimin önemli isimlerinden defalarca özür diledi. Esasında Aran özür dilenmesi gereken bir şey söylememişti. Sadece herkesin er ya da geç sormak zorunda kalacağı soruyu erkenden sordu: Programın çıkış stratejisi nedir?

Şimşek’in buna, “enflasyonla mücadele çok oluyor, artık bir yerde duralım”........

© Evrensel