menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suçları barış, mahkemeleri özel

28 2
11.01.2026

Bugün 11 Ocak. Barış isteyen akademisyenlerin bir ağızdan, “Bu suça ortak olmayacağız!” dedikleri günün 10. yıl dönümü. Barış Akademisyenlerine son on yıl içerisinde yapılan tüm haksızlıkları olabildiğince ayrıntılı olarak konuşmak, dayatılan hukuksuzluğu ayrıntısıyla gözler önüne sermek gerekiyor. Bugün bana yapılanları anlatmak istiyorum.

Barış çağrısından suç üretmek ve barış isteyenleri susturmak isteyenler, mirasçısı oldukları 12 Eylül rejiminin üniversiteleri susturmak için kurduğu YÖK düğmesine bastılar. YÖK hızla üniversitelere, “üniversite kadrolarında bulunan” imzacılar hakkında “Gerekli işlemin başlatılması” emrini verdi. Gerekli işlemin ne olduğu belliydi. Doğuş Üniversitesi rektörlüğü, “Disiplin soruşturması daha önceden başlatılmış bulunmaktadır,” diye yanıt verdi (19 Ocak).

Doğuş patronları 2013’te ticarethane işleyişine karşı çıktığım için beni işten atmış; ertesi yıl işe iade davasını kazanarak geri dönmemle birlikte yenik düşmüştü. Benden kurtulmak için aradıkları olanak, barış çağrısının suça dönüştürülmesiydi.

Soruşturma için üç “kullanışlı” kişi görevlendirildi. Kurul suç yaratma görevini yerine getirdi ve “Disiplin suçu bütün unsurlarıyla oluşmuştur,” dedi ((20 Nisan). Gerekli işleme başlandı. Kurulda üç profesör bulunması kuralına bile uyulmamıştı ama nisan sonu işten çıkarıldım.

Mayıs sonu işe iade davası açtım. Dosyam bekletildi çünkü rejim temmuz 2016 sonrası mahkemelerde temizliğe girişmişti. Her tür hukuksuzluğa elverişli OHAL sayesinde ülke artık kanun hükmünde kararname (KHK) ile yönetiliyordu.

KHK rejimi........

© Evrensel