Barışın mazotla bağı var
ABD emperyalizmi İsrail’le birlikte, İran’a başlattıkları savaşta saldırılara devam ediyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı. Erdoğan iktidarı ise ABD-İsrail saldırılarına ilişkin “Tarafları diyaloğa davet ediyoruz” açıklamalarıyla durumu geçiştiriyor.
Televizyonlar maç izletir gibi, evimizden bize bir savaşı izlettiriyor. Kimin ne kadar savaş araç ve gereci var, kim kaç bomba attı haberlerinin arasına petrol fiyatlarının arttığı haberleri de giriyor. ABD ve İsrail’in İran’a saldırdığı 28 Şubat’tan bir gün önce varili 72.48 dolar olan petrolün fiyatı, Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapatıldığı andan itibaren artmaya başladı. Bu yazının yazıldığı an itibarıyla 93 doları aştı. Kimi uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalma süresi uzadığında petrolün varil fiyatının 120 ile 150 dolar arasına kadar çıkabileceğini belirtiyor.
Petrolün varil fiyatı arttıkça mazotun fiyatı da artıyor. Mazotun fiyatındaki her yükselişin tarladaki mahsulün, bahçedeki meyvenin fiyatını da artıracağı açıktır. Mazota gelen her kuruş zam, buğdaydan mısıra, pamuktan pirince, üzümden narenciyeye kadar tüm tarım ürünlerinin üretim maliyetlerinin artmasına neden olacaktır. “İran halkına üzülüyoruz ama yapacak bir şey yok” diyerek seyredilen savaşın faturası dönüp dolaşıp tarıma, üretici köylüye ve pazarda, markette kuruşu hesaplayarak alışveriş yapan ülke insanına çıktı; çıkmaya da devam edecek.
Akaryakıt fiyatlarına bir haftada iki defa zam geldi. 2021 yılında uygulamadan kaldırılan eşel mobil sistemi tekrar uygulanarak gelen zamların yüzde 75’i mazottan alınan ÖTV’den karşılandıktan sonra pompa fiyatlarına yansıyan kısmı 5 lirayı geçti. Bugün 66 lirayı geçen motorin fiyatının salı günü yeniden zamlanacağı konuşuluyor. Buğday üretiminde mazotun maliyete etkisi yüzde 20’yi geçiyor. Diğer tarım ürünlerinde tablo çok farklı değil. Ülke köylüsü dünyanın en pahalı mazotunu kullandığı için bu durumdan daha da fazla etkileniyor.
1975 yılında 1 kg buğday........
