Alım garantili soygun
Şubat ayında Riyad’da Türkiye ile Suudi Arabistan Krallığı arasında “Yenilenebilir enerji santrali projelerine ilişkin hükümetler arası anlaşma” imzalanmıştı; bu anlaşma geçtiğimiz hafta TBMM’de onaylanarak kanunlaştı. Anlaşma kapsamında Suudi Arabistan şirketleri toplam 5 bin MW üretim kapasiteli güneş ve rüzgar enerji santralleri kuracaklar. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da her biri 1000’er MW olmak üzere toplam 2 bin MW kurulu güçte güneş enerji santrali (GES) inşa edilecek.
Suudi Arabistan şirketleri “yabancı yatırımcı” statüsüyle hem uluslararası finansman hem de ülke içi her türlü desteği alacaklar. Güneş enerji santrali (GES) için şirketlere arazi tahsis edilecek. Bunun için özel mülkiyete ait arazilerin kamulaştırılmasının yanı sıra orman ve meraların da Suudi GES şirketlerinin hizmetine sunulacağı da taahhüt edilmiş. Ayrıca şirketlerin hızla inşaya başlaması ve işletmeye geçebilmesi için (Halk tepkisi, suyunu toprağını savunan köylülelerin mücadelesi gibi) tüm engellerin kaldırılması da taahhüt edilmiş. Yüzde 40 kurumlar vergisi istisnası, teşvik bölgesi kapsamında KDV istisnası, 4 yıl işveren sigorta prim desteği vs. pek çok destek de arka arkaya dizilecek. Üretilen elektriğin iletimi için gereken iletim hatları bedeli alıcı olan Türkiye tarafından karşılanacak. GES şirketleri, tüm makine, ekipman alımında gümrük vergisi, damga vergisi, KDV ve ÖTV’den muaf olacaklar. Sudi Arabistan’dan gelen şirketler, santrallerin inşa ve işletme sürecinde yabancı personel istihdam ederek çalıştırabilecek. Böylece enerji ve maden şirketlerinin pek çok çevre talan ve tahribatında kullandıkları “İstihdam yaratacağız, işiniz ve maaşınız olacak’ gibi yalanları” söylemeyecekler.
Yapılacak santrallerde üretilecek elektrik devlet tarafından satın alınacak ve böylece güya enerji arz güvenliği sağlanarak dışa bağımlılık azalacakmış. 30 yılın sonunda ise Türkiye’nin bu santralleri bedelsiz devralma hakkı olacakmış.
Suudi şirketler Karaman........
