menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beşiktaş'ın Avrupa'ya söyleyecekleri var

20 0
16.10.2026

Futbolu anlamak için topu taşıyan oyuncunun çevresindekilere de bakmak gerekir. Pas henüz verilmemiştir ama bir bek çoktan ceza sahasına yönelmiş, orta sahadaki futbolcu arkadaşına çıkış yolu açmış, santrfor iki savunmacıyı peşine takmıştır. Ortada henüz tehlikeli bir pozisyon yoktur. Yine de bir şeylerin hazırlanmakta olduğunu hissedersiniz. Beşiktaş'ın Hoffenheim deplasmanında özellikle ikinci yarıda yaptığı buydu. Hücumları birkaç yetenekli oyuncunun birbirinden bağımsız hamleleriyle gelişmiyordu. Siyah-beyazlılar rakip kaleye birlikte gidiyor, top birinden çıktığında hücumu devralacak başka birini hazır buluyordu.

Bu futbolun değerini anlamak için rakibin kim olduğuna da bakmak gerekiyor. Hoffenheim, sahasında oyunun temposunu belirlemek isteyen, top rakipteyken rahat durmayan, fiziksel mücadeleden kaçınmayan bir takım. Beşiktaş böyle bir deplasmana gitti ve bütün maçı rakibinin insafına bırakmadan kazandı. Üstelik karşılaşmanın zorlaştığı anlarda da hücum düşüncesinden vazgeçmedi. Rakibin güçlü olduğu özelliklere teslim olmadan kendi becerileriyle cevap verebilmek, Avrupa'daki herhangi bir galibiyetten daha fazla şey anlatır.

İlk yarıda bunun bütün parçaları yerli yerine oturmadı. Hoffenheim'ın baskısı Beşiktaş'ın merkezdeki pas bağlantılarını sık sık bozdu. Bazı toplar gereğinden erken kaybedildi, hücumlar son bölgeye taşınamadı. Fakat ikinci devrede siyah-beyazlıların oyununda belirgin bir değişim yaşandı. Topu kazandıkları yerler ve hücuma katılan oyuncuların birbirine yakınlığı değişti. Pası alan futbolcunun önünde seçenekler oluştu. İlhan Fakılı ve Leandro Trossard'ın değerlendiremediği fırsatlar, gol gelmeden önce oyunun hangi tarafa döndüğünü gösteriyordu.

Asıl etkileyici taraf, Beşiktaş'ın hücumda pozisyonların sınırlarını genişletmesi. Amir Murillo'nun attığı golü düşünelim. Bir sağ bekin ceza sahası içindeki varlığı, rakip savunmanın alıştığı eşleşmeleri değiştiriyor. Kanatta beklenen oyuncuyu kalenin önünde bulan savunmacı, aynı anda hem topu hem diğer koşuları takip etmek zorunda kalıyor. Böyle pozisyonların oluşması tesadüf sayılamaz. Beşiktaş bu sezon rakip ceza sahasına daha kalabalık gitmenin yollarını arıyor ve bunu yaparken hücumun sonunu tek bir isme bırakmıyor.

Hücumun görünmeyen emeği

Trossard'ın katkısı, maçın anlatımında ayrı bir yer hak ediyor. Belçikalı oyuncunun en önemli özelliklerinden biri, etrafındaki hareketliliği doğru değerlendirmesi. Hoffenheim baskısının yoğunlaştığı anlarda topu saklaması bile takım arkadaşlarına ileri çıkabilecekleri zamanı kazandırdı. Böylece Beşiktaş,........

© Evrensel