menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeşil dönüşüm talanından petrol savaşına uzun ince bir yol…

36 0
27.03.2026

Trump’ın özüyle sözünün birbirini tuttuğu tek hamlesi, Paris İklim Anlaşmasından çekilmesidir. Üye ülkelerin bir dizi yükümlülük altına girdiği bu anlaşmanın esası atmosfere karbon salımının kontrol altına alınmasıydı. En yoğun karbon salımının yapıldığı bölgeler ise otomotiv sektörünün imalatçısı ve müşterisi olan ABD ve Avrupa ülkeleridir. ABD’nin vaktiyle birçok ülkenin karbon salım kotasını satın aldığı ve böylece kendi kotasını artırdığı biliniyor. Böylece ABD dilediğince salım yapma ‘özgürlüğünü’ dünyanın kirlenmesindeki payını daha çok artırmak pahasına elde etmiş oldu.

Oysa iklim zirveleri sıcaklığın iki derece daha artması durumunda tehlike çanlarının çalınacağının tespit edildiği yerler. Bu konferanslardaki koltukları dolduran devletler çevre duyarlılığı artan kamuoylarının da tepkisiyle fosil yakıtlar yerine ‘sürdürülebilir, temiz’ enerji kaynaklarının inşa edilmesi ve kullanılması için kararlar da aldılar. Dünya Bankası bu yola giren ülkeler için kesenin ağzını açtı. Örneğin Türkiye’ye, zaman içinde 405 milyon dolara yükseltme taahhüdüyle 2023’te 155 milyon dolarlık yeşil dönüşüm kredisi açıldı. Kredi öncelikle KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketler başta olmak üzere yeşil dönüşüme yatırım yapacak şirketleri finanse etmeyi amaçlamaktaydı.

Bugüne kadar yeşil dönüşüm iktidar partisinin metin ve söylemleri başta olmak üzere hemen tüm partilerin materyallerine de girdi. Tıpkı bütün dünyada olduğu gibi. Oysa gerçekte Yeşil Dönüşüm su, rüzgar ve güneş enerjisine yatırım yapar görünürken orman, akarsu, mera ve tarlaların kıyıma uğratıldığı bir emperyalizm yalanıdır. Devlet-özel sermaye iş birliğiyle ekolojik yıkımın yolunu açan, uğursuz bir........

© Evrensel