menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet Aklı: Koç’un Sabancı’nın Beşli Çete’nin aklı

45 0
05.06.2026

CHP Kayyımı Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan yardımcılığına getirdiği Bülent Kuşoğlu’nun Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda kullandığı ‘devlet aklı’ tanımı ilk kez kullanılmış olmasa da içinden geçtiğimiz ‘akıl almaz’ süreci anlamlandırma gayretinin eşlik ettiği tartışmaya yol açtı.

’90’lı yılların ortalarında Susurluk’ta bir mafya lideri, bir milletvekili ve eski bir emniyet müdürünün öldüğü trafik kazası o zamanlar ‘derin devlet’ olarak tanımlanan soyut ve gizemli yapının bileşenlerini alenileştirmişti. Görünür mevkilerinde Çiller, genelkurmay başkanı, Mehmet Ağar’ın bulunduğu ama ‘Yeşil’in ve Beyaz Torosların simgelediği, özel timin, JİTEM’in, yasal olmayan paramiliter yapılanmaların bulunduğu devletin yasa dışı faaliyetlerinin deşifre edilmesinde Susurluk önemli bir milattı.

Susurluk kazası günlerce süren halk eylemlerine yol açtı. Kontrol edilemez ve hazmedilemez hale gelen güç yığınağından bağırsaklarını temizlemeye çalışan devletin de işine geldi bu milat. Teröre karşı oluşturulan resmi olmayan ‘güvenlik aparatları’nın sorumlularından gelen itiraflar, faş olan gerçekler sayesinde Türkiye yeni bir eşikteydi.

Cumhurbaşkanı, yardımcıları, kritik bakanlıklar, başbakan, kuvvet komutanları ve genelkurmay başkanı tarafından alınan tavsiye kararları ile yönetilen Türkiye’nin ‘temiz’ devlet aklı; güvenlik, ekonomi ve dış ilişkilere kadar her konuda izlenecek genel hattı çiziyordu. Sonrası malum. Erdoğan yönetimi süreç içinde ordu içinde başlattığı operasyonlar ile genelkurmay başkanını bakanlığa, bakanları kendisine bağlayıp başbakanlık mevkisini de ortadan kaldırdığı tekelleşmiş iradenin sahibi haline geldi. MİT, hükümetin emrinde operasyonel bir güce dönüşürken devlet de şirketleşti. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra devletin kendisi de........

© Evrensel