menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Neoliberalizmin sonu’ tartışılırken…

47 0
21.07.2026

Tartışma yeni değil. İki binlerin başında, hatta öncesinde başladı. Reformist sol Latinlerde Chavez ve “21. yy. sosyalizmi” tevatürüyle başlayarak Morales ve Correa, İspanya ve Yunanistan’da Podemos ve SYRIZA hükümet ya da koalisyonlarının neoliberalizmin ipini çekmeye başladığı ileri sürülmüştü. Ne iddia ettilerse tümü başarısız oldu, ama tartışma son bulmadı.

2008 krizi ve zaten ABD için “aykırı” bir başkan sayılan Obama’nın bugünkü kurla toplam 3-5 trilyon doları bulan ve çoğu GM ve Chrysler gibi şirketleri kurtarmaya harcanan devlet destek/müdahalelerinin neoliberalizmin sonu olduğu ciddiyetle ileri sürüldü. Bu kez neoliberalizmin sonunu iddia edenler liberal soldan ibaret değildi ve “kalenin içinden” de “son” ilan edenlerle hafif frene basıp ortaya çıkanı “postneoliberalizm” olarak tanımlama eğilimi gösterenler ortaya çıktı.

Pandemi ve devlet müdahalelerinde kaçınılmaz hale gelen ama göze fazlasıyla batan artış “tüy dikti”. Neoliberalizmin sonu daha bir yüksek sesle savunulur oldu. O “küçültülen” devletin yeniden müdahaleleriyle piyasaya yön vermeye başladığı ileri sürülerek “Artık neoliberal dönemin kapandığı”, kapanmasa bile “Can çekişmekte olduğu” neredeyse ekonomi üzerine söz söyleyenlerin ortak kanısı haline geldi.

Üzerine, birinci döneminde başladığı “ticaret savaşlarına” ikinci döneminde hız veren Trump’ın gümrük tarifelerini yükseltme ve yüksek tarifeleri vergi indirimleri vb. teşviklerle........

© Evrensel