‘Hain Kemal’ !..
Başlıkta yer alan ifade polis biber gazı ve plastik mermiler eşliğinde CHP Genel Merkezine girerken atılan slogandı. Yaman bir çelişkidir: Yöneticilerinin “cumhuriyeti kuran parti” olduğunu öğünerek yineledikleri CHP cumhuriyetin mahkemelerinden birinin yine cumhuriyetin yasalarına göre yetkisi olmadan verdiği bir hükümle kapatılmaktan beter edilmek istenmiştir. Eski genel başkanı, cumhuriyetin emniyet müdürlüğüne hakkında hüküm kesilen CHP’nin genel merkezinin boşaltılması için dilekçe verip cumhuriyetin polisiyle cumhuriyetin kurucu partisini karşı karşıya bırakmakta sakınca görmemiştir.
Ama burada başlamadı. Geçen yıl 19 Mart’ta düzmece gerekçelerle CHP’nin cumhurbaşkanı adayı da olan İstanbul Belediye Başkanı E. İmamoğlu tutuklanmadan önce diploması yine düzmece bir gerekçeyle iptal edilmişti. Daha öncesinde biri “aptal davası” olmak üzere hakkında açılan davalar da vardı. Şimdi adalet bakanı olan zamanın İstanbul başsavcısının iddianamesiyle bir “İmamoğlu suç örgütü” yaratılmaya çalışılmış, dava görülmekteydi. Bir dizi yolsuzluk iddiasıyla suçlanan İmamoğlu ve sözde “suç örgütü”ne dahil genellikle belediye çalışanları hakkında birden fazla gizli tanığın ifadesi başlıca kanıt durumundaydı ki bazıları ifadelerini geri çekmekteydi.
Ne olur ne olmaz denip iddianamenin çökme ihtimaline karşı İmamoğlu hakkında bir de “casusluk” suçlamasında bulunulmuştu. Gizli tanıkların........
