Gerçek gündemden kopmadan
Ülke ve dünya ölçeğinde pek çok ciddi sorunla kuşatıldığımız şu dönemde gündemimizin baş sırasında şampiyonluk mücadelesinin ve hafta sonunda Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak derbinin bulunması, futbolun kitleleri hipnotize edercesine etkisi altına alabilme gücünün göstergesi…
Kuşkusuz burada, medyanın ve sosyal medyanın gündem belirleme ve dayatma konusundaki “ustalığının” da önemli rol oynadığını göz ardı edemeyiz…
Evet, zamanımızın ve enerjimizin büyük bölümünü taraftarı olduğumuz takımlar uğruna harcıyoruz. Takımlarla güçlü aidiyet bağları kurduğumuz için duygusal tepkilerimizi kontrol etmekte zorlanıyor, başarı ya da başarısızlık sonucundaki sevincimizi ya da üzüntümüzü taşkınlık şeklinde dışa vuruyoruz.
Maçların canlı olarak izlendiği odalardan alınan görüntüler bunun açık örneklerini oluşturuyor.
Kazananlar abartılı biçimde sevinirken, kaybedenlerde ise üzüntünün yanı sıra yoğun bir öfke ve vandallık durumu göze çarpıyor.
Futbolu ve kazanmayı hayat memat meselesi yapmanın, kaybedilen durumlarda hiç hoş sonuçlar doğurmadığı ortada. Kaybetmenin yarattığı........
