Baro seçimleri ve savunmayı savunmak
Geçtiğimiz pazar günü yapılan seçimlerde İzmir Barosunu uzun zamandır yöneten Çağdaş Avukatlar Grubu (ÇAG) seçimleri kaybetti, Cumhuriyetçi Avukatlar 1001 oy farkıyla kazandı.
Bu hafta sonu da İstanbul Barosunun seçimi var.
Şimdi yıllardır İzmir Barosunu yöneten ÇAG’ın kaybetmesinin nedenleri tartışılıyor ve İstanbul’da da böyle bir sonuç çıkar mı diye kaygı duyuluyor.
Baştan söyleyelim. İstanbul’da İbrahim Kaboğlu ve arkadaşlarının kazanması neredeyse kesin. Kaygılanmaya gerek yok. Fakat baro politikalarını tartışmak gerekiyor.
Kırk, elli yıl öncesi barolardaki avukat sayısı azdı. Anadolu barolarında, hatta en kalabalık üyeye sahip İstanbul Barosunda bile avukatların hepsi neredeyse birbirini tanırdı. O dönemde seçimlerde siyasi kimlik önemli rol oynardı. Tabii avukatların hukuk mücadelesi de belirleyici etkenlerden biriydi. Şimdi İstanbul, Ankara ve İzmir Barolarında barolara üye avukat sayısı çok arttı. Üç baronun üye sayısı yüz binden fazla. Bu üyelerin yarıdan fazlası da genç avukat.
Bu avukatlar, özellikle genç avukatlar neye göre oy verecek?
Tanınmış bir avukata (Üniversitede hocaları olmuş sevilen bir avukat, medyada çok tanınmış bir avukat ya da daha önceki yönetimlerde avukatların günlük sorunlarını çözmek için çalışmış ya da bu konuda projeler getirmiş ya da önermiş avukat) ve ekibe oy verir.
Bu barolarda görece........
