menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçek hedef anonimliği ortadan kaldırmak mı?

36 0
14.03.2026

Dünyanın dört bir yanında, kırktan fazla ülkede çocuklar ve gençlerin sosyal medyaya erişimlerini düzenleyen yasalar ya çıktı ya da yasa yapıcı kurumlarda tartışılıyor. Çin’de hem sosyal medya hem de oyunlara dair yasalar yıllardır yürürlükteydi. Çin’e 2024’te Vietnam 16 yaş altına ebeveyn izni zorunluluğu ile eklendi. Vietnam’ı ise 2025’te Avustralya izledi. Fransa, Brezilya, Endonezya, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde benzer nitelikte yasalar ilan edilen uygulama tarihlerinin gelip çatmasını bekliyor. ABD’de hem ülke genelinde hem de eyalet bazlı olarak çeşitli yasal düzenlemeler tartışılıyor. Türkiye, İngiltere, İrlanda, Güney Kore, Tayland, Portekiz, Filipinler, Yeni Zelanda, İtalya, Danimarka, Ekvador, Polonya, Avusturya, Yunanistan ve Norveç’te yasal düzenlemeler yasa yapıcı kurumlarda tartışma aşamasında. Kanada, Almanya, Hindistan, Japonya, Nijerya, Pakistan, İsveç, İsviçre, Mısır, Finlandiya ve daha pek çok ülkede ise iktidarlar konuyu tartışmaya açmışa durumda.

Hükümetlerinin eğilimleri, politikaları, yaklaşımları birbirine benzemeyen onlarca ülkede iktidarlar hep bir ağızdan “Sosyal medyayı çocuklara ve gençlere sınırlamalıyız.” diyor. Söylediklerine inanacak olursanız hepsinin gerekçesi ortak: “Çocukları korumak!” Çevrimiçi dünya riskleri, tehlikeleri olmayan bir yer değil. Tıpkı dünyanın çevrim dışı kısmı gibi. Bu riskleri en aza indirmek için çevrimiçinde de çevrim dışında da tedbirlere ihtiyaç var. Bu tedbirleri asli derdi kâr etmek olan teknoloji şirketlerinin insafına bırakamayacağımız ortada. Peki bu tedbirleri hükümetlere ne kadar bırakabiliriz?

Yukarıda sayılan ülkelerin hemen hepsinde pratikte varılan sonuç herkes için kimlik doğrulama ya da Çin’deki formunun adıyla “gerçek kimlikle Internet”. Hani şu “batı demokrasilerinin” yıllardır eleştirdiği pratikten bahsediyorum. Yanıtlamak için daha geniş bir analiz gerektiren “Çin mi haklıydı yoksa diğer ülkeler mi ‘Çinleşti’?” sorusunu şimdilik bir kenara bırakalım. Bu kadar ülke bu yasaları gerçekten çocuklar için mi istiyor yoksa pratik sonucu olan gerçek kimlikle Internet için mi? Almanya ve Türkiye için çevrimiçi anonimliği ortadan kaldırmanın istenen bir hedef olduğunu hükümet yetkililerinin açıklamalarına bakarak söyleyebiliyoruz. Yine ABD’de özellikle Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza İdaresinin (ICE) daha kolay çevrimiçi kimlik tespiti yapmak istediği bilinen bir gerçek. Epic Games’in sahibi Tim Sweeney’in -yaş doğrulaması tartışmasının doğrudan mali çıkar ilişkili bir parçası olduğunu unutmadan- iddiasını not düşmek gerek. Sweeney yükselen yaş doğrulama yasası yapma eğiliminin arkasında tüm bu verilerden ciddi kâr potansiyeli taşıyan Facebook/Meta’ya bağlı lobicilerin olduğunu iddia ediyor.[0]

Her halükârda çevrimiçi anonimliğin ortadan kaldırılması pek çok ülkede hedefte. Bunun için ortak olarak kullanılan ikna aracı ise “Çocukları korumak.” Bu tezi destekleyecek şekilde sosyal medyanın ve kimi ülkelerde oyunların tehlikeleri üzerinden ebeveynlerde panik havası yaratılmaya çalışılıyor. Ancak güncel bilimsel çalışmaların sonuçları ile yaratılmaya çalışılan panik havası birbiriyle örtüşmüyor. 3 yıl boyunca 100 bin çocuğun takibi sonucunda ortaya çıkan ve Jama Pediatrics’te ocak 2026’da yayımlanan çalışma[1] “Sosyal medyanın ergenlerin ruh sağlığıyla olan ilişkisinin karmaşık ve doğrusal olmayan bir yapıya sahip olduğu; gelişim aşamasına ve cinsiyete bağlı olarak hem sosyal medyadan tamamen uzak durmanın hem de aşırı kullanımın sorun yaratabileceği” sonucuna ulaştı. Ortalama 12 yaşında 25 bin kişi ile yapılan 7 aylık bir diğer çalışmada ise “Sosyal medyada geçirilen sürenin veya oyun oynama sıklığının, kız veya erkek çocuklarda ilerleyen dönemde içselleştirici belirtilerin ortaya çıkmasını öngördüğüne dair herhangi bir kanıt bulunamadı.”[2]

Güncel çalışmalar başka bir yöne işaret etse de gerçek kimlikle Internet isteyenler dört bir koldan bu panik havasını sürdürmek ve ebeveynlerin endişelerini büyütmek için propagandayı sürdürecek. Çünkü her biri başlı başına daha büyük risk taşıyan kimlik verileri ya da biyometrik verilerin sızması, sansür ve gözetim gibi başlıkların üstünü örtmenin başka ikna edici yolu yok.


© Evrensel