Lübnan’da iç savaş hayaleti bir kez daha uyandı!
İsrail işgalleri, iç gerilimler gibi büyük kırılmaları atlatan Lübnan, 1990 yılından beri ilk kez iç savaşa en yakın noktada. Gözler İran’dayken ne oldu da Lübnan son 40 yılın en tehlikeli eşiğine dayandı? Bir iç savaş olursa kim kiminle savaşır? Ve elbette en önemli soru şu; Lübnan’da iç savaş hayaletini uyandıran ne?
Son gelişmelerden başlayacak olursak Lübnan’ın Eski Genelkurmay Başkanı, Yeni Cumhurbaşkanı Joseph Aon, Amerika’da Trump ile görüştü. Trump, Lübnan’a yardım edeceklerini söyledi söylemesine ancak bu destek sözü bile Lübnan’daki iç savaş hayaletini sakinleştirmeye yetmeyecek gibi görünüyor.
-İsrail Lübnan’ın yaklaşık 5’te 1’ini işgal etmiş durumda.
-İşgal ettiği Güney Lübnan’da ezici çoğunluğu Şii olan 1.5 milyondan fazla insan evini, köyünü terk etmek zorunda kaldı.
-Güney Lübnan’da bulunan antik döneme kadar uzanan ve kutsal metinlerde adı geçen Sur kenti ülkenin turizm gelirlerinin önemli bir kısmını tek başına sağlıyor. Yine bu bölge ülkenin tarımsal üretim merkezi.
-İsrail işgal ile birlikte uzun süre bombaladığı yerleşim birimlerini iş makineleri ile dümdüz etmeye, bir kısmı ekili olan tarlaları, meyve bahçelerini, zeytinlikleri tarım uçakları ile zehirlemeye devam ediyor.
-Ülkedeki demografi de siyasi denge de, geçmişi Osmanlı İmparatorluğu dönemine uzanan mezhepçi bir sisteme göre şekillenmiş durumda. 1990 yılında iç savaşı bitiren anlaşma geriye geçici olmak şartıyla mezhepçi esaslara, kotalara göre bir anayasa bıraktı. Ancak bu anayasaya kimse dokunmadığı gibi cumhurbaşkanlığından parlamentoya, ordudan kamu kurumlarına ve hatta özel sektöre kadar bütün ülkeyi mezhep kotalarına göre şekillendirdi. Haliyle ülkedeki bütün dini-mezhebi topluluklar kendi siyasi hareketlerini, dini otoritelerini güçlendirdi. Hizbullah da bu mezhepçi sistem sayesinde Şii toplumunun desteği ile gelişti ve güçlendi.
-Şii nüfusun yaşadığı Güney Lübnan’da kurulan Hizbullah’ın ortaya çıkışı birdenbire ya da ortalık güllük gülistanlık iken olmadı. Örgütün kurulmasını sağlayan şey Güney Lübnan’ın ‘80’lerde İsrail tarafından işgal edilmesi oldu. Bu bölgeyi uzun süre işgal altında tutan İsrail ordusunun hafızalarda nasıl yer ettiğini orta yaşlı Güney Lübnanlılar hâlâ anlatır.
-Mezhepçi sistem nedeniyle her dini-mezhebi grup en az bir ülkenin desteğini alırken Hizbullah’ı destekleyen İran oldu. Hizbullah’ın dış desteğe ihtiyacı vardı, İran da İsrail’i çevreleme politikası çerçevesinde Güney Lübnan’da bir güç arıyordu; iş birliği böyle başladı.
-İran’sız bölge dizaynı çerçevesinde Hizbullah’a yönelik saldırılar ve Güney Lübnan işgali ülke içindeki........
