menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Varoluş savaşı!

321 0
01.03.2026

Zor zamanlarda kitabın ortasından girmek evladır. İran’a karşı saldırının hiçbir meşru gerekçesi yok! Küresel haydutluk kendi ezberinden ilerliyor. İran’da rejimin karakterini ya da kendi halkına karşı günahlarını bombaların gölgesinde konuşmak, saldırganın meşruiyet safsatasına yarıyor. Bugün gündem, tam anlamıyla pedofili bataklığındaki Epstein rejimi ile Filistin topraklarındaki işgalci terör rejiminin İran’a dayattığı bir savaştır. Kaba yalanlara sarmalanmış sahte gerçekliklere dayalı bir savaş. Amerikan hegemonyasını reddeden herkese dokunan bir savaş!

Filistin’e desteğin İsrail’e desteği ilk kez geçtiği ve Yahudi devletinin Amerikalıların sırtında yüke dönüştüğünü düşünenlerin arttığı bir kamuoyu eğilimi karşısında, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a saldırmak için son şans olarak gören İsrail, Yahudi lobisi ve Hıristiyan siyonist cephe sonunda dediklerini yaptırdı. Senatör Lydsey Graham, ABD nasıl ki Japonya’ya atom bombasıyla yol getirdiyse, Filistin’in de İran’ın da başına gelmesi gereken şeyin ‘Dümdüz olmak’ olduğunu pervasızca savundu ve sonunda muradına erdi.

Saldırı 12 günlük savaşta olduğu gibi nükleer dosya üzerine yürütülen müzakerelerin tam ortasında geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun (UAEK) teknik rehberliğinde yol alan Cenevre’deki son görüşmeye düşülen not, ‘Olumlu gidiyor, pazartesi teknik görüşmeler olacak, hemen ardından heyetler tekrar buluşacak’ yönündeydi.

Dürüst bir düşmandan kimse diplomasinin ortasında silah çekmesini bezlemez. Trump aldattı. Ara bulucu Umman’ı da ahmak yerine koydu.

Aylar öncesinden alınmış saldırıya dönük tahkimatı tamamlama amacıyla zaman kazanmak için müzakereleri kullandı.

İkinci uçak gemisi İsrail’e demir attıktan sonra müzakere masasına ihanet etti, olmayan güvenilirliğini çamura yatırdı, güçlü ve zayıftan yana pozisyon değiştirse de kurallara dayalı dünya düzeninde kalan kırıntıları da çöpe attı.

Trump, 2003’teki Irak işgali için yalandan gerekçe üreten Bush yönetimini yerden yere vurarak, dış bataklıklara karşı halkta oluşan alerjiyi satın alarak siyasi kariyerini inşa etti. Trump’ın yelkenlerini şişiren MAGA hareketi sahte gerçeklikler üzerine kurulu savaşlar için Amerikan kaynaklarının çarçur edilmesine tepki olarak ortaya çıktı. Trump’ın makatına ne türden bir bomba yerleştirdilerse “önce Amerika” diyenlere de ihanet etti.

2003’te dönemin ABD Başkanı George W. Bush ve adı Amerikan fino köpeğine çıkan İngiltere Başbakanı Tony Blair’in Irak işgalini meşrulaştırmak için çalıştırdığı yalan makinesine Trump da sarıldı.

İran’ın nükleer silah geliştirdiği algısını yaydı. Halbuki 12 günlük savaşta zaten bu tesisleri yerin dibine gömdüğünü öne sürmüştü.

Trump, İsrail’den farklı olarak NPT’ye taraf olan, tesislerini 7/24 UAEK’ye gözetleten, BM’nin ani denetimlerine izin veren, atom silahı peşinde olmadığını söyleyen, bu konuda dini liderin fetvasını hatırlatan, nükleer programın barışçıl olduğunu teyit için ilave kontrol........

© Evrensel