ABD’yi yatıştırma politikası ve sınırları
ABD’nin Küba’ya uyguladığı blokajın yıl başından bu yana şiddetini arttırarak devam etmesi, ülkedeki günlük hayatın daha önce görülmemiş bir biçimde durma noktasına gelmesine sebep oldu. Ancak geçtiğimiz hafta ABD ilk defa adaya ‘insani yardım amaçlı’ olarak Rusya tarafından 100 bin varillik bir petrol sevkiyatının yapılmasına izin verdi. Küba ise 2000’den fazla mahkumu serbest bırakarak ABD’nin bu ‘jesti’ne karşılık verdi. Bu sınırlı yumuşamada iki ülkenin Meksika’da sürdürdükleri müzakereler mi rol oynadı, yoksa ABD’nin İran savaşı ile öncelikleri mi değişti, bilmiyoruz. Ancak iddialara göre, Küba’da yeni bir ekonomik reform sürecinin başlayacağı ve bu sürecin Miguel Díaz-Canel liderliğinde gerçekleşmeyeceği bir seçenek, ABD tarafı için yeterli bir kazanım olarak görülüyor. Böyle bir durum gerçekleşmesi halinde Trump yönetiminin Küba’da bir rejim değişikliği gerçekleştirdiklerini iddia ederek zafer ilan edeceğini tahmin edebiliriz. Ancak bunun özellikle kasım ara seçimlerde Trump için kritik olan Kübalı rejim karşıtı seçmenler arasında nasıl karşılanacağını ise bilmek güç.
Eğer iddialar doğru ise ve Küba içinde ABD’nin de yer alacağı -ABD sermayesinin demek daha doğru olabilir- bir ekonomik dönüşüm içine girecek ise,........
