menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Musk’ın trilyon doları: Müjde mi, alarm zili mi?

21 0
29.06.2026

Kapitalizmin kuralları, değerleri, ilkeleri belli: Bir insan yatırımla, ticaretle, işletmeyle dolar milyoneri, milyarderi, hele de trilyoneri olmuşsa, o insan başarılı kabul edilir.

Bu “başarı”da uyuşturucu ya da silah ticareti, fuhuş gibi kulağa hoş gelmeyen icraatlar varsa bazı sorunlar çıkabilir. Ancak cezaevinde değilse ve hayatına devam ediyorsa, her şeye rağmen başarılı sayılır. Peker peker alkışlanır. “Helal olsun!” denir.

Şirketi SpaceX’in halka arzı ile Elon Musk’ın kişisel serveti bir trilyon doları aştı. Musk tarihin ilk dolar trilyoneri oldu.

Hiç paramız yokken her gün bir milyon dolar kazandığımızı varsayalım. Musk’ın servetine yetişmek için 2739 yıldan fazla yaşamamız gerekir. Bugünkü ücretimizle on milyonlarca yıl…

İşte böyle bir başarı.

Yoksa kapitalizmin başarısı mı?

Yoksa, insanlığın geleceği için bir alarm zili mi?

Musk’ın trilyoner olması pek çok kişiye göre iyi bir haber. Bir tür ilerleme. Amerikan Girişimcilik Enstitüsü’nden Pethokoukis için, “sömürünün değil, kapitalizmin dinamik işleyişinin kanıtı”. Özgür bir toplumdaki yetenek, tercih ve alınan risk farklılıklarını yansıtıyor. USA Tuday’a yazan Russell’e göre; “açgözlülüğün veya eşitsizliğin bir sembolü değil; zekâ, risk alma ve azim gibi Amerikan başarısını her zaman tanımlayan özelliklerin bir ürünü.”

Birçok yorumcu ve teknoloji uzmanı da Musk’ın serveti ile onun kişiliği arasındaki bağlantıyı keşfe çıktı. Kimi onun ayrıntıcılığını, kimi risk alma cesaretini, kimi de vizyonerliğini övdü, dersler çıkardı. Mars’a gitme ve orada bir koloni kurma, yapay genel zekâ karşısında insanlığın geleceğini güvenceye alma, elektrikli araçlarla doğayı koruma gibi vaatleri ve söylemleri hatırlatıldı.

Musk gibi Nazi sempatizanı, kadın, LGBTİ ve işçi düşmanı bir kapitalist için gayet sempatik bir anlatı. Ancak hikâye büyük ölçüde eksik.

Çünkü Musk’un trilyonerliğe yolculuğu popüler kültürde ve Amerikan rüyası nostaljisinde anlatıldığı gibi, serbest piyasanın yeteneği ve gayretli emeği ödüllendirmesi biçiminde olmadı.

Birincisi, basbayağı devlet destekli oldu.

Washington Post'un yaptığı bir analize göre, Musk ve şirketleri yıllar içinde, genellikle kritik anlarda, en az 38 milyar dolar devlet sözleşmesi, kredi, sübvansiyon ve vergi indirimi aldı. Bu da onu dünyanın en zengin insanı yapan büyümenin temellerini attı. Örneğin NASA sözleşmeleri olmasaydı SpaceX uzun zaman önce batmıştı. 2008'de, Tesla'nın CEO'su olduktan kısa bir süre sonra Musk, gerekli şartları sağlamamasına rağmen devletteki........

© Evrensel