Patronlarımız “yerli ve milli” mi?
1920’li yıllarda bir dönem yabancıların şirket kurmaları yasaklanmıştı. Bir anda ortalığı “Türk Anonim Şirketleri” doldurmuştu. Bunlar bir ortakları Türk olan ama sermayenin asıl sahibinin yabancı olduğu şirketlerdi. Ama Türklük sorunu böylece çözülmüştü! Bugün bunları en büyüklerinden birisi olan Koç, otomotiv sektörü söz konusu olduğunda Ford’un, Fiat’ın taşeronu durumunda. Ama biliyorsunuz son yıllarda yerlilik ve millilik Saray rejiminin ve küçük ortağının, halkı kendi davalarına inandırmak için sık sık baş vurdukları bir propaganda biçimi olageldi. Bu rejimin üzerinde yükseldiği büyük sermaye gruplarının temsilcileri muhtemelen bu demagojiyi duyduklarında için için gülüyor olsalar gerek. Çünkü bu “milliliğin ve yerliliğin” kaymağını ne de olsa onlar yiyorlar. Yılda neredeyse 2 trilyon lirayı sadece faiz olarak cebe indirmek, onların ve dış ortaklarının olağan faaliyetleri durumunda.
Ama konumuz şimdilik sözde “faiz karşıtı” bu iktidarın ülkeyi faiz köleliğine mahkum etmesi, patronlarımızın ne kadarının yabancı sermayenin işbirlikçi konumda oldukları değil. Konumuz “milli ve yerli” olarak göklere çıkarılan, Saray rejiminin baskı ve yasaklamalarıyla işçi ve emekçi halkın elinden ekmeğini ve aşını alan bu büyük sermaye gruplarının, bu soygundan elde ettikleri sermayenin küçümsenmeyecek bir bölümünü nasıl yurt dışına taşıdıklarıdır. Normal olarak bu “milli ve yerlilik” demagojisine kanmış olan vatandaş kesimlerinin bunlardan beklediği kendi ülkelerine yatırım yapmaları, bu vesileyle “bakın halka ekmek ve iş veriyoruz” demagojisini “yetkinleştirecek” işler yapmalarıdır. Ama işler öyle yürümüyor. Buraya kısaca aktaracağımız rakamlar TCMB verilerine göre hesaplanan resmi rakamlardır.
Türk özel şirketlerinin 2002-2025 yılları arasında yurt dışına toplam 83 milyar dolar doğrudan yatırım yaptıkları görülmektedir. Bu rakamlara Portföy yatırımları -hisse, tahvil vb-, diğer yatırımlar, efektif ve mevduatlar, krediler, ticari kredi ve alacaklar vb. eklendiğinde toplam yurt dışı varlıkları 242.5 milyar doları bulmaktadır. Devlete ait olan kesim de eklendiğinde bu rakam 400 milyar doları aşmaktadır. Bu rakamın yaklaşık 75 milyar doları yurt dışında şirket satın almalar, iştirakler, fabrika vb. gibi doğrudan........
