menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Grev kırıcılığı teşvik sistemi

26 0
13.09.2026

Grev hakkı, özgür toplu iş sözleşmesi düzeninin olmazsa olmazlarındandır. Anayasa’nın 54. maddesi ve 6356 sayılı Sendikalar ve TİS Kanunu ile işçi sınıfının en güçlü yasal silahı olan grev hakkının güvence altına aldığını iddia edilir. Ancak bu iddia doğru değildir. Grev hakkının kullanımı güçleştirilmiş, birçok işkolu ve işte grev yasağı yasa ile düzenlenmiş, hak grevi, dayanışma grevi, uyarı grevi gibi haklar tanınmamıştır. Cumhurbaşkanına tanınan grevleri yasaklama “imkanı” gerektiğinde kullanılmaktadır. Özetle 46 yıllık 12 Eylül darbe rejimi işçiler için yeni biçimleriyle devam etmektedir.

Grev hakkının genel olarak sınırlı ve güçlükle kullanılabilen bir hak olmasının yanı sıra kullanılabildiği koşullarda da etkisizleştirildiği, kırıldığı ve grev kırıcılığın adeta ödüllendirildiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. İşçiler barajları, engelleri aşıp, aylarca süren yetki davalarını kazanarak grev aşamasına geldiklerinde; karşılarında yalnızca sermayeyi değil, onun hukuksuzluğunu seyreden ya da ona zemin hazırlayan koca bir bürokratik ve yargısal mekanizmayı bulmaktadırlar.

Bunun en somut ve en taze örneklerinden biri, Petrol-İş Sendikası tarafından yayımlanan Temel Conta Grevi Raporu ile tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. İzmir’de tam 595 gün boyunca kararlılıkla sürdürülen bu onurlu direniş, ülkemizde grev kırıcılığının nasıl sistematik bir politika haline geldiğini belgelemektir.

Grev kırıcılığı, sadece grevdeki işçinin yerine yeni birini işe almaktan ibaret değildir. Temel Conta örneğinde gördüğümüz üzere işveren; grev ilan edilir edilmez diğer fabrikalarından işçi nakletmiş, üretim kalıplarını, makineleri ve ham maddeleri işyeri dışına kaçırmış ve grev sürecinde üretimi........

© Evrensel