Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!
Bazen bir slogan, bir şiar ihtiyaç olur. Öylesi zamanlardan birindeyiz: Bazı durumlar, gelişmeler lafı eğip bükmeden dosdoğru konuşmayı gerektirir. Net ama ön takılı gerekçelendirmelere ihtiyaç duymaksızın ne söylenmesi gerekiyorsa söylemeyi ne yapılması gerekiyorsa yapmayı şart koşar böylesi durum ve gelişmeler. Dünya, bölge ve ülke şimdi hiç kimsenin, hiçbir partinin, gücün, örgütün, devlet yönetiminin gölge oyunlarına başvurmaksızın emperyalist ve siyonist barbarlığa karşı tutumunu alenen ortaya koyması gerektiği bir durum ve dönemden geçiyor. İran’ın Şii şeriatçısı molla rejiminin gericiliğini, onun halk karşıtı politika ve pratiğini gerekçe göstererek, “iki gerici kampın çatışması”ndan söz ederek ve dahi laisizm ve sekülerlik savunusu adına İran’ın ve aslında genel olarak hedefe konmuş bölgenin tüm kaynakları, topraklarıyla yağmalanıp yeniden ve daha güçlü şekilde tesis edilmiş ABD hegemonyasına ve onun Ortadoğu’daki bombardıman-sabotaj-katliam gücüne bağlanmasına cepheden karşı çıkmayan her kim varsa -ki varlar- emperyalist barbarlığa hizmet ediyor demektir. Bölgenin tüm iş birlikçi devlet yönetimleri doğrudan veya dolaylı olarak siyonizmin ve emperyalizmin yedek kuvvetleri durumundadırlar. Üsleri, hava sahaları, deniz etki alanları Amerikan-İsrail savaş makinesine bağlanmıştır. ‘İran’a saldırıyı durdurun, topraklarımızı terk edin, on yıllardır yağmaladığınız bölgemizin kaynaklarından elinizi çekin, bir başka kıtadan -on binlerce km. uzaklardan- gelip bölgemizi ve ülkelerini bombardımana tutup halklarımızı imhayla teslim almaya çalışıyorsunuz, defolup gidin’ diyen ne Arap ne Türk devlet yöneticisinin olmaması-çıkmaması, Müslümanlık ve milliyetçilik adına sürdürdükleri riyakarlığı bir kez daha........
