Bir Amsterdam Şehrengizi düşüncesi
Önümde üç ayrı şehrengizi kitabı var: Artvin Şehrengizi, Karaman Şehrengizi ve Hatay Şehrengizi. Eserlerin yazarı, doksan yaşına merdiven dayamış, azimli ve bir o kadar da enerji dolu bir gönül insanı: Kâmil Uğurlu.
Masamda yan yana duran bu üç eser tesadüfen bir araya gelmedi. Öyle inanıyorum ki, bu kitapların bana bir mesajı var. Hatta belki de yeni bir görev hatırlatıyorlar.
Ancak bu mesaja geçmeden önce, kısaca, eserlerin yazarı Kâmil Uğurlu’ya göre “şehrengizi” ne demektir, bunun üzerinde duralım.
Bu kavramla ilgili kitaplardan ve Uğurlu’nun anlatımlarından anladığım kadarıyla, “şehrengizi” anlayışı, klasik edebiyattaki anlamından daha geniş ve modern bir yoruma sahip. Uğurlu’ya göre kelimenin sözlük anlamı Farsça “şehri karıştıran”dır. Fakat buradaki “karıştırmak”, ortalığı karıştırmak anlamında değildir. Tam tersine; şehrin görünmeyen, unutulmuş, fark edilmeyen değerlerini araştırmak, keşfetmek ve gün yüzüne çıkarmaktır.
Şimdi isterseniz, masamdaki kitapların bana verdiği mesaj veya yüklediği yeni görev üzerinde biraz duralım.
Eserlerin yazarı adeta bana şöyle sesleniyor: “Şehrengiz yazmak için masa........
