menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tek suçlu Manchester City mi?

9 0
19.10.2026

Manchester City’nin yükselişi, aynı zamanda Premier Lig’in küresel bir futbol devine dönüşmesinin de hikâyesi. Pep Guardiola’nın takımı dünyanın dört bir yanında izlendi; Liverpool ile City arasındaki şampiyonluk yarışları İngiliz futbolunun cazibesini artırdı. Dünyanın en pahalı futbolcuları ve en tanınmış teknik direktörleri İngiltere’ye geldi. Premier Lig’in marka değeri büyüdü, ekonomik gücü katlandı.

Ancak bu başarı hikâyesinin içinde ciddi bir çelişki var.

Premier Lig, büyük sermayenin yarattığı rekabeti, yıldızları ve futbol gösterisini küresel bir ürüne dönüştürürken aynı zamanda bu ekonomik düzenin kendi kurallarına uygun işleyip işlemediğini denetlemekle yükümlüydü. Manchester City hakkında yürütülen soruşturma, tam da bu iki rol arasındaki gerilimi ortaya çıkardı. Eğer bağımsız komisyonun kulübe yönelik tespitleri doğruysa, mesele yalnızca kuralları ihlal ettiği öne sürülen bir takımın meselesi olmaktan çıkıyor. Aynı zamanda, bu kuralları uygulamakla görevli sistemin yıllar boyunca ne yaptığı ya da neyi yapamadığı sorusuna dönüşüyor.

Elbette bu, City’nin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak sorumluluğu yalnızca kulübün kapısına bırakmak da meselenin bütününü görmemek anlamına gelir.

Bir düzenleyici kurum, bir kulübün dokuz sezon boyunca sistematik ihlallerde bulunduğu sonucuna varıyorsa şu sorulara da cevap vermek zorundadır: Bu kadar büyük meblağlar, sponsorluk anlaşmaları ve şirketler arasındaki mali ilişkiler nasıl oldu da yıllarca etkili biçimde denetlenemedi? İhlal iddiaları neden, futbolun ekonomik dengelerini çoktan değiştirmiş bir kulübe ilişkin kapsamlı bir soruşturmaya dönüştükten sonra gündemin merkezine yerleşti?

Bunlar Manchester City’yi aklamak için sorulan sorular değil. Tam tersine, meselenin neden yalnızca Manchester City’den ibaret olmadığını anlamak için sorulması gereken sorular.

Önce kapıyı açıp sonra şaşırmak

İngiliz futbolunun son otuz yılı, sermayeye giderek daha geniş kapılar açılmasının hikâyesi olarak da okunabilir. Kulüpler zamanla yalnızca sportif kurumlar olmaktan çıkıp milyarlarca sterlinlik........

© Eurovizyon