Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kurtuluş Mahallesi’nde 2019 yılında yıkılan bir anaokulunun yerine yenisinin yapılmamasına itiraz eden mahalleliler bir basın açıklaması yaparak, Milli Eğitim Bakanlığını göreve davet etti. Söz konusu basın açıklamasına Odunpazarı Kent Konseyi’nden de tam destek geldi. Üzerinden 7 yıl geçmesine karşın yıkılan bir anaokulunun yerine yenisinin yapılmaması kabul edilemez.
Elbette Hükumette paranın suyunu çektiğini hepimiz biliyoruz. Yandaş müteahhitlere oluk oluk para akıtan hükûmetimiz, son olarak Devlet Hastanesi arazisini de satışa çıkarttı. Milletlerin hayatında da insan hayatında olduğu gibi da günler olabilir. Bu durumda bazı yatırımların gecikmesini anlayışla karşılarız. Ancak eğitime yapılacak yatırımlar istisnadır. Biz Kurtuluş Savaşı sırasında bile Milli Eğitimin bütçesini aşağı çekmemiş bir ülke değil miyiz?
Milli Eğitim Bakanlığı yıkılan bu anaokulunun yerine yenisini ne zaman yapacak bilmiyoruz. Daha da kötüsü bir okul yapıp yapmayacaklarına da emin değiliz. Malumunuz Devlet Hastanesi arazisini satışa çıkartan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Dolayısıyla insanın aklına, “Acaba Devlet Hastanesinde olduğu gibi, biz Eskişehirlileri uyutup, okul arazilerini de ilk fırsatta satışa mı çıkartmak istiyorlar?” sorusu ister istemez takılıyor.
Pazar arabaları boş kalıyor
Anadolu Gazetesi’nin 3 Nisan Cuma günkü sayısında attığı manşet, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu gayet güzel özetliyor. Tasarımından fotoğraflarına kadar özenle hazırlanmış bu manşetten dolayı emeği geçen çalışma arkadaşlarımızı tebrik ederim.
Aslını ararsanız haberin ayrıntılarında bilmediğimiz, ilk kez duyduğumuz yeni bir şey yok. Pazara çıkan vatandaşımız, haftadan haftaya gelen zamlardan dertli. Evine bet götürmeyi çoktun unutan Eskişehirliler, şimdilerde 2 kilo ıspanak almanın derdindeler.
Tarımda fiyat artışlarının tek bir sebebi yok. Bunun başında ortada olmayan tarım politikaları geliyor. “Yanlış tarım politikaları” demiyorum. Çünkü ortada hatalı da olsa bir tarım politikası varsa, piyasalar bir nebze olsun toparlanır. Ortada hiç tarım politikası bulunmaması sorunumuz. Elbette küresel iklim krizi ve enerji fiyatlarının artması gibi, hükûmetin elinin kolunun bağlı olduğu sebepler de var.
Ancak çarşı – pazarın ateş pahası olmasının en önemli sebebi başka. Körfezde savaş olması değil, iklim değişikliği değil veya – ne bileyim – Tokyo borsasındaki dalgalanmalar değil.........
