İlyas Salman'ı ciddiye almalı mıyız
İlyas Salman, bir döneme Çiçek Abbas olarak damgasını vurdu.
O zamanki Türkiye’de toplum bu kadar özgürleşmişken oyuncu olmak çok ekstra bir şey olduğu için İlyas Salman gibi çok da yeteneği olmayan birçoğu, sinemalarda oyuncu oldular.
Şimdi kızacaklar; İlyas Salman’ın oyunculuğunu mu küçümsüyorsun diyecekler fakat o kadar muhteşem bir oyunculuğu var mıydı, tartışılır. Şimdi bir Levent Kırca mıydı; hayır! Bir Şener Şen mi; hayır! Bir Metin Akpınar mı; hayır!
Neyse bana göre oyunculuğu da çok iyi bir oyunculuk değildi ama o dönemde adeta hani koyunun olmadığı yerde keçiye Süleyman Çelebi derler misali birçok çok iyi rol yapamayan ama ağzı laf yapanlar, özellikle de solcu geçinenler oyuncu oldular.
İlyas Salman yıllardır ya alkolün etkisinde saçmalamasıyla veya alkolsüz de olsa saçmalamasıyla hep gündem oldu. Kendisinin maneviyatı olmadığını kendi ağzıyla defalarca söyledi. Hatta “Benim cenazemi camiden kaldırmayın, bir dağ başına gömün. Arkadaşlarım türkü söylesin” diyerek yani kafasına göre bir cenaze töreni vasiyeti yaptı, ki bence vasiyetinin mutlaka yerine getirilmesi lazım.
Yıllar önce canlı yayınımıza bağlanmıştı yine alkollüydü ve bana iğrenç bir ifade kullandı. Hani topluma ahlak dersi veriyorlar ya bir kadına değil hiç kimseye söylenmeyecek bir ifade kullanmıştı. Zaten yayına yanında birisi vardı, o müdahale etti ve yayından aldık. Bir ödül töreninde yine maneviyata ve Ankara’ya gönderme yapmış. “Çenemde pıhtı attı. Daha doğrusu çarpıldım, birtakım kişiler dedi ki maneviyata inanmadığı için çarpıldı. Halbuki teğet geçti. Ankara'ya uğrayacaktı.” — Kalıbım sığsa bile aklım sığmaz ahiretinize. Yani bence zaten çarpılmış gibi konuşuyor. Hani insanın çarpılması Allah korusun illa vücudunda bir yerin sağa sola dönmesi falan da değil yani.
Şu söyledikleriyle iliğinden kemiğine kadar tepeden tırnağa inançlara saygısızca........
