menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İddianın Gürültüsü, Hakikatin Sessizliği

1 0
yesterday

Bu satırları, Trabzonspor–Beşiktaş maçına giderken uçakta not alıyorum. Yazacaklarım tek bir günün gündemiyle sınırlı değil. Bir süredir biriken, üzerinde düşünmemiz gerektiğine inandığım meseleler var.

Görünmeyen ama derinleşen bir kanama gibi…

Duvarın içinde ilerleyen, henüz dışarıdan fark edilmeyen bir çatlak gibi…

Kritik bir dönemden geçiyoruz.

Olaylar gelişiyor. Stratejiler kuruluyor. Konular seçiliyor. Herkes bir şey söylüyor.

Peki, bütün bunların sonunda ne kalıyor?

Çoğu zaman koca bir kafa karışıklığı.

Ve giderek büyüyen bir güvensizlik.

İDDİA HABERCİLİĞİ VE GÜVEN KAYBI

Türkiye’nin artık “iddia haberciliği” meselesiyle yüzleşmesi gerekiyor. İktidara yakın olmak da muhalif olmak da bu sorumluluğu değiştirmiyor.

“Şöyle olduğu iddia ediliyor.”

“Böyle yapıldığı konuşuluyor.”

Kim iddia ediyor? Hangi bilgiye dayanıyor? Belgesi nerede?

Elinde kanıt varsa ortaya koy. Belgen varsa yayımla. Araştırılması gereken bir konu varsa sorularını açıkça sor.

Ama iddiayla kanıt arasındaki çizgiyi silme.

Bir insanın adını ortaya atıp ardından “Ben yalnızca konuşulanları aktardım” diyerek kenara çekilmek bu kadar kolay........

© Ensonhaber