15 Temmuz'u anlatabilmek...
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden, 10 yıl geçti.
Aradan geçen zamana rağmen o gece yaşananların etkisi, Türkiye'nin siyasi ve toplumsal hafızasındaki yerini koruyor.
Bugün, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasında çeşitli anma programları düzenleniyor, etkinlikler yapılıyor.
Elbette, 15 Temmuz’u unutturmamak gerekiyor.
Ancak burada, üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir nokta var.
15 Temmuz’u gerçekten hakkıyla anlatabildik mi?
Açık söylemek gerekirse, henüz tam anlamıyla anlatabildiğimizi düşünmüyorum.
Çünkü 15 Temmuz, sadece siyasi bir olaydan ibaret değil.
İçinde insan hikayeleri, cesaret, korku, fedakarlık ve büyük kırılmalar barındıran çok güçlü bir anlatıya sahip.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’ten İstanbul’a geliş süreci bile, başlı başına sinema tarihine konu olabilecek bir hikaye niteliğinde.
Bir ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı, bulunduğu otele yönelik silahlı saldırı girişimiyle karşı karşıya kalıyor.
Helikopterler havalanıyor.
Darbeci unsurlar harekete geçiyor.
Ardından bir lider, ülkesinin geleceği için kritik bir karar alarak İstanbul’a hareket ediyor.
Bu, yıllardır Hollywood yapımlarında izlediğimiz politik gerilim filmlerinin gerçek hayatta yaşanmış bir karşılığı.
Ancak bütün dünyaya anlatılması gereken bu hikayenin uluslararası ölçekte karşılık bulan güçlü bir yapımla anlatıldığını söylemek zor.
Elbette çeşitli çalışmalar yapıldı,........
