menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hiçbir Yönetici İş Kazası Kararı Aldığını Düşünmez

15 0
21.08.2026

Bir iş kazası üretim sahasında meydana gelebilir. Ancak hukuki sorumluluğun temeli, çoğu zaman aylar önce alınan yönetim kararlarıyla atılır. 

Hiçbir yönetici sabah toplantısına, "Bugün bir iş kazasına neden olacak bir karar alacağım." düşüncesiyle girmez.

Toplantıların gündemi çoğu zaman üretimdir, bütçedir, teslim tarihleridir, yatırım planlarıdır. Güvenlik ise çoğu zaman bu başlıkların arasında, fark edilmeden şekillenir. Bir bakım faaliyeti ertelenir, personel ihtiyacı bir sonraki döneme bırakılır, yeni ekipman yatırımı bütçe gerekçesiyle beklemeye alınır. O an için bunların hiçbiri iş güvenliği kararı gibi görünmez.

Ancak bazen tam da öyledir.

İş kazalarına ilişkin yargı kararları dikkatle incelendiğinde ortak bir gerçek ortaya çıkıyor: Kazanın meydana geldiği yer üretim sahası olabilir; fakat kazaya giden süreç çoğu zaman aylar önce alınmış yönetim kararlarıyla başlar. Bu nedenle mahkemeler yalnızca kazanın nasıl gerçekleştiğini değil, o kazanın neden önlenemediğini de sorgular.

İşte bu nokta, birçok işverenin hukuki ve cezai riski yanlış yerde aradığını gösteriyor.

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği denildiğinde hâlâ büyük ölçüde mevzuata uyum konuşuluyor. Risk değerlendirmeleri hazırlanıyor, eğitimler düzenleniyor, kişisel koruyucu donanımlar teslim ediliyor ve yasal yükümlülüklerin yerine getirildiği düşünülüyor. Bunların tamamı elbette gereklidir. Ancak hukuki ve cezai sorumluluk yalnızca bu belgelerin varlığıyla ortadan kalkmaz.

Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işverene çalışanın kişiliğini ve sağlığını korumaya yönelik gerekli önlemleri alma........

© Enpolitik