Dişçiye İntizar
Bazı insanlar hayatı romanlardan öğrenir, bazıları seyahatlerden… Ben ise hastalıklardan. Hamdolsun ki sınanmadığım hastalık, sancı, ağrı kalmadı. Ben derdimi sevmeye çalışıyorum ama başardığımı söyleyemem. Niye ben demiyorum. Çünkü bu dünyanın bir dar-ı imtihan olduğunu biliyorum.
Neyse olaya geçeyim.
Dişlerim sağlam derdim. Ona güvenirim. Ne bileyim beni onun da yarı yolda bırakacağını. Düşlerimde yavaş yavaş miadını doldurmakta. Böbrek taşı sancısı çekmiştim.
Tümör sancısını da...
Ama nasipte dişlerim yasını da tutmak varmış. Meğer insanın sabrı da dişi gibi kökten sınanırmış.
Günlerden bir gün ağız ve diş sağlığı merkezine gittim.
Ben, yalnızca bir dişimi teslim etmeye gitmiştim diye düşünüyordum.
Meğer niyet başka, akıbet bambaşkaymış. İçeri girerken "Bir diş çekilecek." diye düşündüm; çıkarken sanki iskeletimin tapusu el değiştirmiş gibiydi.
O an kendi kendime, "Dişimi çekmediniz, bütün kemiklerimi çekseydiniz daha kısa sürerdi." demekten alamadım kendimi.
Koltuk aynı koltuk, ben aynı ben değildim.
İki buçuk saat........
