ÖLÜMDEN SONRASINI YÖNETMEYE ÇALIŞIRKEN, PİYASA SÜREÇLERİNE BİLE HÂKİM OLAMAMAK!
Siyasette en büyük yanılgılardan biri de, gücü hayatın kendisiyle karıştırmaktır.Bir ülkenin siyasal kurumlarını, bürokrasisini, sermaye ilişkilerini, medyasını, sivil toplumunu ve hatta toplumsal reflekslerini belirli ölçülerde kontrol edebilirsiniz.Ama hayatın kendisini kontrol edemezsiniz.
Türkiye'nin siyasi kulislerinde uzun zamandır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yalnızca bugünü değil, kendisinden sonrasını da belirleyecek bir siyasal mimari kurmaya çalıştığı yönünde çeşitli iddialar konuşuluyor.Bu iddialara göre mesele yalnızca iktidarın devamı değildir.
Muhalefet içerisindeki bazı aktörlerin çeşitli yöntemlerle sistemin içerisine çekilmesinden, AK Parti içerisindeki muhtemel gelecek namzedi aktörlerin kontrol altında tutulmasına; bürokratik kadrolardan sermayeye, medyadan STK'lara ve dini yapılara kadar geniş bir alanın siyasal mühendislik içerisinde değerlendirilmesine kadar uzanan bir gelecek tasarımından söz edilmektedir.
Bunlar elbette iddialardır.Fakat asıl mesele bu iddiaların doğru olup olmamasından daha büyüktür:Hiçbir siyasi güç, toplumun bütün doğal dinamiklerini sonsuza kadar kontrol edemez.Çünkü toplum bir bilgisayar programı değildir.
İnsan davranışları, ekonomi, sermaye hareketleri, teknoloji, uluslararası ilişkiler, demografi, kültürel değişim ve kuşak farklılıkları birbirini etkileyen devasa bir sistem oluşturur.
Bir yerde meydana gelen küçük bir değişiklik, başka bir yerde hiç hesaplanmamış sonuçlar doğurabilir.İşte siyaset mühendisliğinin en büyük açmazı tam burada başlar.
TARİHİN EN ESKİ HAYALİİnsanlık tarihinde hükümdarların en büyük arzularından biri, kendi ölümlerinden sonrasını da yönetebilmektir.
Kommagene Kralı I. Antiokhos'un Nemrut Dağı'nda kendisi ve hanedanı için inşa........
