menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ATEŞ ÇEMBERİNDE BİR İSTİSNA: ORTA DOĞU SOSYOLOJİSİ VE TÜRKİYE

28 0
28.03.2026

Orta Doğu yine yanıyor.Barutun kokusu haritaların kaderini, paranoya haline getirilmiş korkunun dili, toplumların istikametini tayin ediyor.ABD'nin hegemonya kavgası ve dini dogmatizm ve saldırganlığı güvenlik ideolojisi haline getirmiş İsrail ile "direniş hattı" kurmak iddiasındaki İran arasında devam eden ahlaksız savaş, yalnızca askeri bir hesaplaşma değildir; bu, aynı zamanda bölgenin dini dogmatizmle tahkim edilmiş sosyolojik fay hatlarının yeniden kırılmasıdır.Çünkü Orta Doğu’da savaşlar sadece cephelerde verilmez.Kimlikler savaşır. Mezhepler konuşur. Hafızalar hesaplaşır.Irak’ta etnisite ve mezhep, devleti aşındıran iki ayrı akıntı gibi birbirini besler.Suriye’de iç savaş, yalnızca bir iktidar mücadelesi değil; parçalanmış bir toplumun kendi iç yankısıyla çöküşüdür.Lübnan ise bir “denge mucizesi” olarak sunulsa da, aslında her krizde yeniden çözülen kırılgan ve kompartımanlara bölünmüş bir mutabakattır.

Bu coğrafyada hukuk devleti, demokrasi çoğu zaman bir ideal değil, dini, ideolojik sosyolojik gerçekliğe çarpan çöldeki bir serap, bir hayaldir.Dışarıdan ithal edilen modeller, toprağın ruhunu tanımayan tohumlar gibidir; filizlenmezler, tutmazlar, hatta bazen toprağı daha da çoraklaştırırlar.

İşte bu yüzden, bugün yaşanan büyük........

© Enpolitik