AĞLAMAK İSTİYORUM !
Zihin eğitimi ile düşünüş biçimimizi değiştirdiğimizde, problemleriniz "teknisyenlik" düzeyindeki bilgi ve pratik uygulamalarla halledilir.
Türkiye'de yaşadığımız kriz ise; ekonomik, siyasal ya da kurumsal krizden çok daha derin bir krizdir: ZİHİNSEL MİMARİ KRİZİ...
Bu krizin özü; insan zihninin bütüncül yapısının çözümlenmesiyle ancak anlaşılabilir. Esas itibariyle insanı çözümleyebilmek için beynimizin RASYONEL/AKLÎ bölüm ve sisteminin BİLİM, VERİ, ELEŞTİREL DÜŞÜNME ve ANALİZ üretecek şekilde eğitilmesi, DUYGU/ANLAM üretme bölüm ve sisteminin ise EMPATİ, AHLAK, BAĞ KURMA özelliklerine göre eğitilmesi gerekmektedir.
Gerçeklerle yüzleşmek için Kurumsal eğitime dair verilere baktığımızda; gerçekten siz de ağlamak isteyeceksiniz.İlk ve orta öğretimde 18 milyon öğrenci, 1,2 milyon öğretmen rakamıyla karşılaşıyoruz. Yaklaşık 'ına denk gelen devlet okulları için bütçeden maaş ve SGK giderlerine ayrılan 2,9 trilyon TL para harcıyoruz. MEB "Abide" adlı programının ölçümlerine göre 8 ve 9. sınıfa gelmiş öğrencilerin Y,8'i "Modern Dünyada Yaşamını Sürdürecek Kadar Türkçe Bilmiyor". Aynı şekilde öğrencilerin f,1'i de "Olaylar Arasında Neden Sonuç İlişkisi Kuramıyor"muş.
Görüldüğü üzere Türkiye'nin çıkışı yeni bir insan modeli yetiştirmekten geçiyor.........
