"AHBAP" ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN
İnsanlık tarihi boyunca hiçbir dönemde bugün olduğu kadar az sayıda insan, bu kadar büyük kitlelerin zihnini aynı anda etkileyebilme gücüne sahip olmamıştı. Dijital çağın en büyük paradoksu da burada yatmaktadır: Bilgiye ulaşmak kolaylaşırken, doğru düşünmek zorlaşmıştır.
"Düşünmeyi Öğrenmek" yazı dizisinde uzun zamandır bireysel zihnin düştüğü tuzakları, sosyal psikolojinin yönlendirme mekanizmalarını, kültürün ve kurumların düşünme biçimimizi nasıl şekillendirdiğini ele almaya çalışıyoruz. Çünkü kanaatimizce günümüzün temel problemi bilgi eksikliği değil; muhakeme eksikliğidir.
Son dönemde kamuoyunun yakından takip ettiği bazı soruşturmalar ve bunların etrafında yürüyen tartışmalar, hukuki yönlerinden bağımsız olarak bize çok önemli bir toplumsal laboratuvar sunmuştur. Bu laboratuvarın en dikkat çekici sonucu şudur:
Toplum, çoğu zaman olayları deliller üzerinden değil, kurguya dayalı güven duyduğu kişilerin kanaatleri üzerinden değerlendirmektedir.
İşte tam burada "şöhret sosyolojisi" ile "muhakeme ahlâkı" karşı karşıya gelmektedir.Bir sanatçının iyi şarkı söylemesi...Bir oyuncunun başarılı olması...Bir gazetecinin etkileyici konuşması...Bir yayıncının milyonlarca takipçiye ulaşması...Bir kanaat önderinin çok sevilmesi...
Onların aynı zamanda hukuk, ekonomi, siyaset, tarih, psikoloji veya kamu yönetimi konusunda sağlıklı muhakeme yaptıkları anlamına gelmez.Fakat modern toplum tam da bu yanılgının içine düşmektedir.
ŞÖHRET BİLGİYİ TEMSİL ETMEZSosyal psikoloji buna "otorite etkisi" der.İnsan zihni sevdiği kişilerin doğrularını sorgulamaz.Onların kanaatlerini bilgi zanneder.İtiraz etmeyi saygısızlık kabul........
