menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MUTLAK DEMOKRASİDEN PEŞTAMALLI DEMOKRASİYE

14 0
24.06.2026

Konuyu “demos-kratos” arkeolojisine götürmeden Atina demokrasisine bi bakalım. Atina demokrasisi, demokrasinin ilk laboratuvarı olarak alınır ve yağlı ballı bir 1demokrasi asr-ı saadeti” gibi anlatılır. Hiç ciddiye almayın. Tırışkadan bir demokrasidir. Bir kere köylüler oy veremez; sadede şehirde yaşayanlar oy verirdi. Bir de sadece erkekler oy verirdi. Tabii her erkek değil. Onun da şartları vardı… Yani, Atina demokrasisi, demokrasinin fantezi dönemidir ve ciddiye alınmamalıdır.

Biz demokrasiye 14 Mayıs 1950 günü geçtik. 1923-1950 arası dönemin demokrasi olduğunu söylemek için, demokrasiyi bilmemek gerekir. O dönemin adı “cumhuriyet”tir ama o demokrasinin demokrasi kanadı yoktur. Yani o dönemde “demos” (halk-cumhur) yoktur; sadece “kratos” vardır. 

1950’de çok partili bir hayata geçerek kırık-dökük demokrasinin ilk adımını atmış olduk. 76 yıl kırık-dökük ve hatta kör-topal idare ettik ama bu 76 yılda ne yazık ki demokrasiyi özümseyip nitelikli bir uygulama olarak hayata geçiremedik.

DEMOKRASİ ELEŞTİRİLERİ VE ADLANDIRILMALARI

Modern demokrasinin başlangıcını 1789 Fransız İhtilali kabul edersek 237 yıllık bir maceradan bahsediyoruz demektir. Batı’da 237 yıl; bizde 76 yıl… Demokrasi tarifi mübarek sözlükte durduğu gibi durmuyor ki… Pek çok tarifi olmuş… Bunları bir araya getirmeye çalıştım.

PARLAMENTER DEMOKRASİ

Parlamenter demokrasi, erk’in seçilmişlerde olduğu demokrasidir. “Demos” yani “halk, cumhur” ortak fikirler etrafında birleşen insanların örgütledikleri partiler aracılığı ile parlamento oluşturur. Yasama ve demetleme gücünü parlamento kullanır. Millî iradenin tecelli ettiği bir sistemdir ama işleyişi açısından sorunlu bir sitemdir.

Parlamenter demokrasinin içinde “temsilî demokrasi, çoğunlukçu demokrasi” gibi kavramlar da vardır. Bunlar millî iradenin meclise yansımasının farklılıklarını ifade eder.

Demokrasiye eleştirel bakış ilk defa 1960 sonlarında Türk solundan gelmiştir. Hangi fraksiyon dedi bilmiyorum; “sandıksal demokrasi” diye bir eleştirel tabiri ortaya çıktı. Türk solu, bu kavramı uzun yıllar kullandı ve bu kavramı “sadece seçmenin önüne konulan sandıktan ibaret bir olgu” şeklinde görüp........

© Enpolitik