menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MÜBALAĞALI DİNDARLIK

24 0
04.01.2026

Din algımızla hayat tarzımız ve seçimlerimiz arasında güçlü bir ilişki vardır.

Dinden ne anlıyorsak onu tatbik etmeye ve yaymaya çalışırız. Bu idrak biçiminde, çevrenin, okulun, ailenin,ekonomik, sosyal ve kültürel şartların, en önemlisi -karakter yapımızın- büyük etkisi vardır. Yaradılış olarak yumuşak tabiatlı biri ile sert tabiatlı birinin dindarlığı aynı olmaz. Tıpkı savaş ve çatışma şartlarında dini kimliği oluşan biri ile barış şartlarında dini kimliği teşekkül eden birinin dindarlığının veya din anlayışının bir olamayacağı gibi. Eğitimin de kimlik oluşturmada etkisini unutmamak gerekir.

Hiç şüphesiz, Müslüman kimliği bu unsurların tesiri ile şekilleniyor.

Ancak İslam tarihi ve Müslüman toplumlar üzerine yapılan araştırmalarda, kültürel unsurlar içerisinden süzülüp gelen bazı tarihi olayların din anlayışı üzerindeki etkilerine dikkat çekilir. Mesela Emevi siyasetinin, Kerbela'nın, Hz.Osman'ın katlinin,Sıffın Savaşının bugünkü bölünmelerde, farklı ekollerin ortaya çıkmasında tesirlerine işaret edilir. Şiilik, Sunnilik ve Haricilik bu tarihi olayların ortaya çıkardığı-dini zihniyet- biçimleridir.Bu, din kisvesi altında dünün bugüne hükmetmesinden başka bir şey değildir.

Julius Welhausen," İslamiyetin İlk Devrinde Dini-Siyasi Muhalefet Partileri " isimli kitabında Müslüman zihnine tesir eden ilk dönem ayrışmalarını mercek altına alır, Haricileri anlatırken bu fırkanın din anlayışını " Mübalağalı dindarlık" olarak niteler.Bu kanaate nasıl ulaştığını ise örneklerle anlatır: Sıffın'da Muaviye tarafından gelen hakem talebine, bunun bir tuzak olduğunu anlayan Hz.Ali'yi neredeyse-hakeme- zorla bu grup mecbur etmiştir.

Hz.Ali hakem olayında oyuna getirilince bu topluluk bu defa "Hüküm Allah'ındır" diyerek Hz.Ali'yi muaheze etmeye, yargılamaya başlar, şöyle anlatır Wellhausen:"...Müslümanların ihtilafında gerçek arabulucu ve hakem olarak Kuran'a herkesten önce boyun eğenler bunlardı, kitleyi arkalarında sürüklemiş,Hz.Ali'yi bunu kabule mecbur etmişlerdi.Ama sonradan hakem heyetine karşı sesini yükselten de bunlar olmuştu...On iki bin kişi Hz.Ali'den ayrılıp Küfe'ye gitmedi. Bunlar tahkim yani hüküm Allah'a........

© Enpolitik