menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 TEMMUZ VE OTOKRATLAŞMA

17 0
17.07.2026

Ne adına ve kim tarafından yapılırsa yapılsın her türlü darbe gayri meşrudur. Darbeden taraf olmak, hukuksuzluktan, adaletsizlikten,tebalaşmaktan yana olmaktır. Darbeci, milleti ve onun iradesini tanımadığını ilan etmektedir.

Bugün 15 Temmuz, yalan medyası demokrasiyi güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü savunmak yerine her yıl olduğu gibi Erdoğan'ın saltanatını güçlendirmek ve onu yüceltmeyi tercih edecek, yani bir nevi iman tazeleyecektir.

Oysa doğru olan darbelerin arkasındaki zihniyeti irdelemek ve bir daha olmaması için gerekli hukuki ve toplumsal tedbirleri almaktır.

Ne yazık ki, bu yapılmadı, tam tersine darbe Erdoğan için "Allah'ın lütfü" oldu, kişisel iktidarını güçlendirmek, toplumsal iradeyi zayıflatmak için kullanıldı. Darbe tehdidi ve korkusu ile toplum birçok anti demokratik yasaya ikna edildi. Bugün uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin gittikçe otokrasiye kayan bir ülke olarak görülmesinin sebebi budur. 

15 Temmuz olmasaydı muhtemelen Türkiye CB sistemine geçmeyecekti. Buna CB sistemi demek de aslında mümkün değil. Dünyada örneği olmayan, CB danışmanı Şükrü Karaca'nın ifadesiyle: Erdoğan'ın şahsına münhasır, onun hırslarına göre tanzim edilen bir sistem. Hukukun değil -tek adamın- iradesinin üstün olduğu, denetlenemediği........

© Enpolitik