MGU’de 8 Yıl ve Yeni Rektörümüze Naçizane Tavsiyeler…
MGÜ, 01/07/2017 tarihli 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 7033 sayılı kanunla kurulmuştur.
Yerleşkesi 23600 m² kapalı alana sahip ve 54462 m² yüzölçümlü alana kurulmuş olup bünyesinde 4 Fakülte, 1 Enstitü ve 1 Meslek Yüksekokulu bulunmaktadır. (Web sayfasından)
(Misyon ve içerik yanlışını yeni rektör G.Y.Kaçar’a iletmiştim.)
Misyon yanlıştır (19.09.2026):
“Ülkemizin müzik alanında ilk tematik üniversitesi olma sorumluluğu ile özgür düşünce ışığında, toplumsal sorumluluk bilinciyle kültürel kodlarına, etik ve mesleki değerlerine sahip çıkan, bilimsel ve mesleki açıdan tercih edilen bireyler yetiştirmek; alanında örnek çalışmalarla bilime ve sanata evrensel katkı sağlamaktır.”
Not: Misyonda “müzik alanında ilk tematik üniversite” denilerek Güzel Sanatlar alanı yok farz edilmiştir. Misyon şimdiki zamandır, cümle sonu “yapmaktır, yapacaktır vb. bitmez. Şöyle olmalı (aynı cümlelerle): “MGÜ, ülkemizin …..etik ve mesleki değerlerine sahip çıkan, bilimsel ve mesleki açıdan tercih edilen bireyler yetiştiren; …. bilime ve sanata evrensel katkı sağlayan bir üniversitedir.”
Politikalarımız bölümünde her paragraf, her cümle “MGU, üniversitemiz vb.” başlatılmaz.
Eğitim-Öğretim Politikamız (İçerik yanlıştır)
“Ülkenin ilk tematik müzik ve sanat üniversitesi olma sorumluluğu gereğince…..”
Not: MGU, ülkenin “ilk tematik müzik ve sanat üniversitesi” değildir. MSGSU görmezden gelinemez.
https://www.mgu.edu.tr/ankara-muzik-ve-guzel-sanatlar-universitesi-politikalarimiz/
16.07.2017’de yazmışım: MGÜ Kurucu Rektörü Kim Olacak?
https://www.sanattanyansimalar.com/ankara-guzel-sanatlar-universitesi-kurucu-rektoru-kim-olacak/3083
Prof.Erol Parlak 16.10.2017’de MGU Rektörü olarak atandı. “Ben” öznesi konuşmalarında çok fazla bir kişiydi. Mazbatasını almaya giderken, -egosu çok yüksek olarak bilindiği için- kendisine; “Hayatında göremeyeceğin bir makama atandın. Güzel bir kadro kur, mütevazı ol, eski huylarını bırak, kimseyle takışma, iş yap. Biz hocaların olarak İTÜ TMDK’lı olmandan gurur duyalım” demiştim.
O günlerde şöyle bir haber okudum: “Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Erol Parlak, “Bizim Anadolu’nun birikimi gerçek ve öz niteliğiyle asla yansıtılamıyor. Kurumsal müzik yapılan yerlerde bu kültürün güzellikleri yansıtılamıyor. Üstatlarımızın o hak vergisi özelliklerini yeni yeni ortaya çıkarıyoruz. Neşet Ertaş maalesef doğru düzgün konservatuarlarda yoktu. Benim temel düşüncem, direk üstatların ağzından, onların tarzından bilgilerin aktarılması yönünde. Bu müzik üniversitesinde bu kokuşmuşluk, çürümüşlük ve dejenerasyona son vereceğiz. Dünyanın en zengin kültür coğrafyasındayız. Bizim üzerimize derin bir aşağılık duygusu ve ölü toprağı serpmişler. Bizler de buna kapılmışız. Bundan vazgeçelim. Coğrafyamızın değerlerini ortaya çıkartıp onun üzerinden dünyaya kendimizi sunacağız. O, zaman çok büyük saygı göreceğiz” diye konuştu.”
https://www.durumgazetesi.com.tr/genel/neset-ertas-kucukcekmecede-turkuleriyle-anildi-h1696.html
Bu; mezunu olduğu İTÜ TMDK’yı, yüzlerce sanatçıyı, TRT Radyoları THM Topluluklarını, rahmetli Adnan Ataman, Nida-Neriman Tüfekçi, Yücel Paşmakçı ve Hisarlı Ahmet vb. yok farz etmek gibi bir açıklamaydı ve kabul edilemezdi. Kendisini aradım ve “bu sözleri söylediniz mi?” dedim. Kem küm edince, “ben size inanacağım söylediniz mi?” diye tekrarladım. “Yok abi, medya uydurmuş” dedi. Ardından sunucu (Büşra Han.) aradı, “Hocanın böyle bir şey söylemediğini” aktardı. Ben “siz niye aradınız ki, Erol demedim dedi ve olayı kapattım” dedim.
Ertesi gün Maçka’da okula geldiğini görünce, görmeyeyim diye arkamı döndüm, kaçamadım: “Göktan hocam, bakar mısınız?” dedi. “Mazbatayı almaya Ankara’ya gidiyorum. Evet, siz de sahne insanısınız. Bazen böyle sözler söyleyebiliyoruz. Şimdi duyulması hoş olmaz. Sizin çok takipçiniz ve ağırlığınız var. Lütfen paylaşmayınız” dedi. Ve, ilk defa şimdi paylaşıyorum.
13 Ocak 2020/Sabah: “Dünyanın birçok ülkesinin büyük dans, müzik toplulukları var. Ülke tanıtımına katkı sağlayan önemli bir araç. Oysa ki ülkemiz kültürel profili, çalgı çeşitliliği, repertuar zenginliği, vb. yönlerden bunun daha ötesini üretebilecek potansiyele sahiptir. Böyle bir topluluğu oluşturma yönünde şimdiden adımlar atmaya başladık.”
https://www.memurlar.net/haber/879161/toplumsal-olaylari-da-ele-alacak-eserler-uretecegiz.html
İTÜ TMDK’da arkadaşlar (B.K./C.S.) “MGU’de olanları gördün mü?” dediler. Ekranı açmışlar, iki rektör danışmanı atanmış: T.S. (YTÜ) ve / S.M. (İTÜ TMDK) Şöyle bir konuşma geçti, “neden ikisi de İstanbul’dan, Ankara’da kimse mi yok? Sonra S.K. burada ne başardı ki, seçilmiş vb.” Ben bunu MGU’den M.O.Ö. ile paylaştım, “vallahi hocam bizim haberimiz olmuyor” dedi ve Erol Parlak’a giderek “Göktan hoca böyle diyor” demiş. Sevgili Erol telefonla aradı: “Siz kimsiniz? Beni nasıl eleştirirsiniz? Ben istediğimi atarım vb.” diyor. Bir ay sonra bu iki arkadaşın danışmanlıkları........
