DÜNYAYI ADALET, ADALETİ KADINLAR KURTARACAK
İnsanlık yüzyıllardır medeniyet kuruyor ama hala adil bir dünya kurabilmiş değil. Şehirler büyüdü, teknolojiler gelişti, devletler güçlendi. Fakat dünyada dengeler bir türlü sağlanamıyor; kalıcı bir barış düzeni inşa edilemiyor… Bunun nedeni aslında çok açıktır: Adaletin yarısı tarih boyunca dışarıda bırakıldı. O yarının adı: Kadın!
Küresel Bir Buhranın Eşiğindeyiz
Kadınların hukuki mücadelesi, insanlık tarihinin en eski ve en zorlu hak arayışlarından biridir. Buna rağmen ne yazık ki kadınlar ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde hala eşitlikten çok uzaklar.
Ancak sadece kadınlar değil, tüm insanlık büyük bir buhran içinde yolunu arıyor. Şiddet her geçen gün artıyor, ekonomik eşitsizlikler büyüyor, göç krizleri derinleşiyor ve toplumlar giderek daha fazla kutuplaşıyor.
Kuzeye bakıyoruz: Savaş.
Doğuya bakıyoruz: Çatışmalar, savaşlar…
Güneye bakıyoruz: Yoksulluk ve insani dramlar.
Batıya bakıyoruz: Ağır bir yalnızlık salgını ve derin toplumsal krizler…
Türkiye Bir Ateş Çemberinde
Peki, biz neredeyiz? Biz tam da bu ateş çemberinin merkezindeyiz. Türkiye; kuzeydeki ve doğudaki savaşların, güneydeki göç dramının ve batıdaki toplumsal krizlerin tam kesişim noktasında tarihî bir sınavla karşı karşıya.
Etrafımız bir yangın yeri iken içeride adaleti tesis edememek, hukuku sadece belli kesimlerin imtiyazı hâline getirmek, bu fırtınada rotasız kalmak demektir.
Kendi evimizde adaleti tam sağlayamazsak, bu........
