menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hiroşima’dan Halepçe’ye ‘nükleer’ silahsızlanma çağrısı

44 0
06.04.2026

İnsanlığı yok edebilecek güçteki bu silahların yarattığı yıkım, “insan hakları” kavramına atfedilen değeri zorunlu bir şekilde ortaya koydu.

İkinci dünya savaşı ciddi sivil kayıpları ile devam ederken ABD ısrarla Japonya’nın teslim olmasını istiyordu. Japonya, bu fikre karşı şiddetle direnirken ABD ise savaş sahasında asker kaybetmeye devam ediyordu. Bu nedenle ABD kendince kestirme bir yol bulmuştu: Hiroşima ve Nagazaki kentlerine nükleer atom bombası atarak yeni bir yol bulmuş olacaktı…

İşte o günden sonra Hiroşima’da çocuklar yeni sbahlara uyanamadı…Çünkü ‘küçük çocuk’ isimli atom bombası küçük çocuklarla birlikte bir şehri Hiroşima’yı yok etti. Dakikalar hatta saniyeler içerisinde birçok insan bombanın atıldığı yerde can verdi. Sağ kalanlar ise o enkazdan sağ kaldığına sevinemedi çünkü üç gün sonra Nagazaki kentine ikinci bir bomba atıldı. ‘Şişman adam’ isimli bu bomba da görece daha sınırlı alanı etkilemiş olsa bile birçok sivil ölümüne sebebiyet verdi.

Bu iki büyük patlamada ölen insan sayısına dair net bir rakam ortaya koymak çok zor. Çünkü atom bombasının yapısı gereği yaydığı radyasyon, biyolojik olarak insanlarda seneler sonra bile hastalıklar doğurabiliyor. Daha da kötüsü bu ölümcül silahlar, yeni nesillerde de kalıtsal olarak taşınan mutasyonlara sebebiyet veriyor: insanlığı yok etmekle tehdit ediyor!

Devletlerin nükleer silaha başvurmasının sebebi; yukarıda tarifi edilen saldırılarla ABD’nin yapmış olduğu gibi düşman karşısında daha kestirme yollardan başarılar elde etmektir. Temel saik uzun soluklu silahlı çatışmalardan galip gelmektir denebilir. Bu da aslında savaş kazanma politikasıdır.

Bu politik esaslı bombalardan sonra insan haklarının önemi bir nebze anlaşılmış oldu. Çünkü karşımızda insanlığı yok edecek........

© Elips Haber