Zincirsiz: Özgürlük mü, zincirlerin başka bir hali mi?
Filmin en dikkat çekici tarafı, özgürlük fikrini romantikleştirmek yerine onun bedelini de göstermeye çalışması.
Bazı filmler vardır; hikâyesi bittiğinde perde kapanır ama zihninizde film devam eder. Zincirsiz de tam olarak böyle bir yapım. İlk bakışta özgürlük, hesaplaşma ve insanın kendi hayatının iplerini eline alma mücadelesini anlatan bir hikâye gibi görünse de film ilerledikçe bu kavramların ne kadar karmaşık olduğu ortaya çıkıyor.
Filmin en dikkat çekici tarafı, özgürlük fikrini romantikleştirmek yerine onun bedelini de göstermeye çalışması. Karakterlerin aldıkları kararların sonuçlarıyla yüzleşmesi, hikâyeye yalnızca aksiyon ya da dram üzerinden bakılmasını engelliyor. Özellikle ana karakterin yaşadığı dönüşüm, filmin taşıyıcı unsurlarından biri. Başlangıçta çevresindeki koşulların belirlediği bir karakter izlerken, zaman içerisinde kendi kararlarını almaya başlayan birine dönüşmesine tanıklık ediyoruz.
Bu dönüşüm filmin en başarılı noktalarından biri. Ancak Zincirsiz kusursuz bir film değil. Filmin bazı bölümlerinde anlatının temposu belirgin biçimde düşüyor. Özellikle hikâyenin gelişme bölümünde karakterlerin motivasyonlarını açıklamak için kullanılan bazı sahneler, filmin ritmini sekteye uğratıyor. Yönetmen, anlatmak istediği düşünceyi zaman zaman seyircinin önüne fazla açık biçimde koyuyor. Oysa bazı noktaların seyircinin yorumuna bırakılması, filmin etkisini artırabilirdi.
Filmin bir diğer güçlü tarafı ise atmosferi. Zincirsiz, yalnızca olayları........
