menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumsallaşmayan süreç enfekte olur

46 0
05.03.2026

Toplumsallaşmayan her süreç enfekte olmaya hazırdır. Bu benim net tespitim. Nedir toplumsallaşmak? Sürecin sadece kapalı kapılar ardında, elitler arasında, siyasetçilerle, heyetlerle, komisyonlarla yürümesi değil. Toplumun her kesimine inmesi, sokaktaki adamın "evet bu bizim meselemiz, biz de varız" demesi. Türküyle Kürdüyle, muhafazakârıyla solcusuyla, milliyetçisiyle demokratıyla ortak bir zeminde buluşması.

Türkiye'de şu an yine bir "çözüm süreci" yürüyor. Öcalan mesaj vermeye devam ediyor, PKK kongre toplayıp silah bırakma ve fesih kararı aldı.

Ancak bu tür süreçlerin yalnızca siyasi aktörler arasında yürütülen bir müzakere başlığı olarak kalması, toplumun geniş kesimlerinin sürece yabancılaşmasına neden olabilir. Oysa barış süreçlerinin kalıcı olabilmesi için yalnızca siyasal mekanizmaların değil, toplumsal psikolojinin de bu sürece hazırlanması gerekir.

İmralı ziyaretleri, Meclis komisyonu, raporlar falan... Teknik kısım işliyor gibi duruyor. Adım adım gidiyor sanki. Ama durun bir dakika. Linç kültürü ve ırkçı dalga da hiç bitmeyen bir hızla devam ediyor.

Bu nedenle barışın yalnızca bir güvenlik veya diplomasi başlığı değil, aynı zamanda bir toplumsal dönüşüm meselesi olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Çünkü toplumun ruh hali değişmeden yapılan hiçbir teknik düzenleme kalıcı bir barış üretemez.

Toplumsallaşmayan her süreç enfekte olmaya hazırdır. Bu benim net tespitim. Nedir toplumsallaşmak? Sürecin sadece kapalı kapılar ardında, elitler arasında, siyasetçilerle, heyetlerle, komisyonlarla yürümesi değil. Toplumun her kesimine inmesi, sokaktaki adamın "evet bu bizim meselemiz, biz de varız" demesi. Türküyle Kürdüyle, muhafazakârıyla solcusuyla, milliyetçisiyle demokratıyla ortak bir zeminde buluşması.

Toplumların uzun süreli çatışma dönemlerinden sonra yeniden ortak bir dil kurabilmesi kolay değildir. Bu nedenle kamusal tartışma alanlarının genişletilmesi, akademinin, sivil toplumun ve medyanın sürece yapıcı katkı sunması hayati önem taşır.

Türkiye'de bu yok. Hâlâ yok. Hele ki son 10 yıldır ne yapıldı? PKK üzerinden Kürtleri şeytanlaştırma makinesi çalıştırıldı........

© Elips Haber