Kürtler ve Filistinliler
Kürtler derken kimi kastediyoruz? PKK’yı mı, SDG’yi mi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni mi, DEM Parti’yi mi, İmralı’yı mı, AK Parti ya da CHP’ye oy veren Kürtleri mi, HÜDA-Par’ı mı, Avrupa’daki Kürt diasporasını mı? Dindar Kürtleri mi, seküler Kürtleri mi?
Görüldüğü üzere Kürtler yekpare bir halk değil, dindarı, seküleri, milliyetçisi, ümmetçisi… farklı dünya görüşlerine sahip olanları var. Hatta kendi içlerinde birbirleri ile kanlı bıçaklı olanlar var.
Filistinliler derken kimi kastediyoruz? Filistin yönetimini mi, HAMAS’ı mı, HAMAS içerisindeki İran ile yakın olan liderleri mi? Yoksa HAMAS içerisindeki Arap-İslam dünyası ile yakın olanları mı? Seküler Filistinlileri mi, dindar Filistinlileri mi, Arap milliyetçisi Filistinlileri mi yoksa ümmetçi Filistinlileri mi?
Görüldüğü üzere Filistinliler yekpare bir halk değil, dindarı, seküleri, milliyetçisi, ümmetçisi… farklı dünya görüşlerine sahip olanları var. Hatta birbirleri ile kanlı bıçaklı olanlar var.
Kürtler ve Filistinliler, yaşadıkları tecrübeler açısından aynı değiller, lider figürleri, siyasi hareketleri aynı değil ancak aynı oldukları bir konu var: ezilmiş halklar olmaları, buradan hareketle birbirlerini en azından bazı konularda anlamaları gerektiğini düşünüyoruz ancak öyle olmuyor. Çünkü beklenti içinde olunan kişilerin, kendilerinden bir şey beklenemeyecek kadar zor durumda olduklarını göremiyoruz. Ya da zulme uğradıkları için her daim zalimin karşısında olacaklarını zannediyoruz ama öyle de olmuyor.
Kürtler ve Filistinlilerin, tek bir siyasi, ruhani lideri yok, Abdullah Öcalan’ı lider kabul edeni de var son çözüm süreci nedeniyle eleştireni de hatta APO’nun MİT elemanı olduğunu iddia edeni de… ya da Filistinlilerin bir Filistin yönetimi bir de Gazze’deki HAMAS yönetimi var, hatta sen Türkiye’den HAMAS’ı meşru yönetim kabul ediyorken Filistin yönetimi, Mahmud Abbas HAMAS’ı meşru kabul etmiyor, HAMAS’a terörist diyen Filistinliler dahi var. Bu minvalde de Filistinliler ve Kürtler benzer olabiliyor. Aynı zamanda spesifik olarak yönetici kadrolar diyalog halinde iken kitleler, düşman taraflar olmayı seçebiliyor, örneğin Suriye konusunda SDG’nin başındaki isim Mazlum Abdi ve Suriye Yönetimi Başkanı Ahmet Şara birbirleriyle diyalog halinde olup birbirlerine isimleri ile hitap ederken, kitleler ikisine de “terörist, cihatçı, IŞİD’ci” diyebiliyor.
Zemin böyle akışkan ve çok parçalı iken........
